FANTEZİ OLMAYINCA SIKINTI DA OLMUYOR

Sallai hariç herkes orijinal mevkisindeydi.

 

(Onun da en iyi oynadığı mevki sağ bek zaten)

 

Forvette forvet icardi, Barış Alper Yılmaz ve Sane kanatlarda, çift orta saha ve “en kilit konu” olan 10 numarada, orta saha orjinli bir oyuncu yerine bir hücum oyuncusu olan Yunus Akgün vardı.

 

“En kilit konu” diyorum çünkü Mertens’in dolmayan yerini ileri seviyede tolere edebilmenin tek yolu pres başlangıcı yapabilecek bir hücum oyuncusu oynatmak! Hücum oyuncusu yerine orta saha oyuncusu tercih ettiğiniz zaman, takım 3’lü orta sahaya dönüp el freni çekilmiş ağır bir vasıtaya dönüşüyor.

 

Okan Buruk’un Mertens’ten sonra  yoğun bir şekilde başvurduğu başlıca hatalardan birisi de buydu. Yunus %50 performansla oynamasına rağmen 1 gol 1 asistlik performansa imza attı. Çok net de 1 gol kaçırdı. Bu doğru oyun ve diziliş içeride Kocaelispor karşısında ilk yarıda  0,61 olan gol beklentisini deplasmanda 1,39’a çıkardı. 3. golü bulan Galatasaray deplasmanda farka gidecekken hakemlerin müdahalesi ile (yeni bir pasif ofsayt kararı) ile durduruldu ve rakip Gençlerbirliği oyuna ortak edildi. Pozisyonunun kime ve neye göre ofsayt olduğunu hala anlayabilen yok.

 

Taraftarların arkasına yaslanıp izleyeceği maçı zora ve strese soktu bu tuhaf gol iptali. Doğru oyun ile bu zor ve stresi yendi Galatasaray’lı oyuncular. Önümüzdeki hafta oynanacak olan ve şampiyonluğun en kritik virajı olan derbi öncesinde paha biçilemez bir avantaj yakaladı.

 

Bu anlamda sezonun en önemli galibiyetlerinden birisiydi bu. Nasıl bir avantaj bu?

 

Eğer Fenerbahçe’yi yenerse Galatasaray, puan farkını 7’ye çıkarıp tabiri caizse fişi çekecek. Kalan 3 maçın sadece 1’ini kazanmak yetecek. Maç berabere biterse kalan 3 maçta 1 mağlubiyet veya 2 beraberliklik bir kredi oluşacak. Hatta yenilirse bile kalan 3 maçı kazanmak şampiyon olmak için yeterli olacak.

 

Tüm bu ihtimalleri değerlendirdiğimizde alınan bu galibiyetin derbi sonucundan daha önemli olduğunu, “paha biçilemez” bir galibiyet olduğunu, Fenerbahçe’nin puan kaybettiği bir haftada hayati bir reaksiyon olduğunu söyleyebiliriz.

 

Sezon boyunca hata üstüne hata yapan, defalarca şampiyonluğu altın tepside rakibine sunan Okan Buruk, kalan 4 haftada yeni hatalara imza atmadan, herhangi bir fantezi denemeden, Gençlerbirliği maçı ciddiyeti ile takımını 4 final maçına hazırlamalı. Hakem kararları ve tutumlarından sezdiğimiz, Galatasaray’ın 4. kez şampiyon olmasının istenmediği yönünde!

 

Eğer Galatasaray şampiyon olursa bu hakemlere rağmen elde edilmiş yeni bir şampiyonluk olacak. İkinci ve üçüncü şampiyonluk dönemlerinde de bariz engellemelere şahit olduk ama bu defa daha aleni bir şekilde hakemlerin ve VAR’ın skora etki etmeye çalışan müdahalelerine şahitlik ediyoruz. Galatasaray’ın 4. sezon şampiyonluk hikayesinde 2 önemli teşekkür borcu var.

 

Birincisi; hakemlerin maçın kırılma anlarında yaptıkları müdahalelere doğru reaksiyon ile göğüs geren futbolculara,

 

İkincisi ise; sunduğu her fırsatı elinin tersi ile itip Galatasaray’a şampiyonluğu armağan eden Fenerbahçe’ye…


© Fotospor