Avrupa Parlamentosu’nda Özel Gece: Lux Audience Award 2026 |
LUX Audience Award törenine katılmam için Avrupa Parlamentosu’ndan gelen daveti görünce ilk refleksim şaşırmak oldu. İsmimi European Film Awards (EFA) akredistasyon listesinden almışlardı. Halbuki Ocak ayında EFA töreni için yazdığım yazılar, Parlamento'nun basın ofisini pek memnun edecek türden değildi. Eleştirel tonu açıktı. Buna rağmen davetin gelmesi, Avrupa kurumlarının eleştiriye alan açabildiğini gösteriyordu. Bu da saygımı kazandı.
Brüksel’deki LUX Audience Award gecesi, teknik olarak bir ödül töreni. Ama gerçekte bundan daha fazlası. Avrupa’nın son yıllarda sıkça dile getirdiği “stratejik otonomi” fikrinin kültürel alandaki karşılıklarından biri.
Bugün Avrupa Birliği, yalnızca savunma politikalarında değil anlatı üretiminde de ABD’ye bağımlılığı sorguluyor. NATO’nun geleceği, transatlantik ilişkilerin kırılganlığı ve Washington’la mesafe koyma ihtiyacı tartışılırken, bu tartışmanın kültürel ayağı çoğu zaman gözden kaçıyor. Oysa mesele sadece tank ve enerji değil; hikaye.
LUX tam burada devreye giriyor. Modeli basit ama iddialı. Parlamento’nun görevlendirdiği bir seçici kurul, bir havuzdan beş finalist film seçiyor ve kazanan, yarısı halktan yarısı milletvekillerinden gelen oylarla belirleniyor.
Kağıt üzerinde demokratik ve katılımcı bir sistem ama uygulamada hâlâ belirsizlikler var. Oy verenlerin profili, katılım oranı ya da milletvekillerinin sürece gerçek anlamda ne kadar dahil olduğu şeffaf değil. Avrupa’nın sıkça vurguladığı “şeffaflık” ve "hesap verilebilirlik" söylemleri ile bu gri alan arasındaki mesafe dikkatimi çekti.
Gecenin kazananı, İspanyol yönetmen Eva Libertad’ın Deaf filmi oldu. Bir annenin, sağırlık üzerinden kurduğu iletişim mücadelesini........