Yargı ve Kadın: Anatomy of A Fall (2023)

Senaryosunu Justine Triet ve Arthur Harari’nin üstlendiği ve yönetmenlik koltuğunda yine Justine Triet’nin yer aldığı Anatomy of a Fall (2023), bir ölümle açılır ama klasik anlamda bir suç filmi olarak ilerlemez. Film, bir adamın dağlık bir bölgede, yaşadığı evin önünde oğlu tarafından ölü bulunmasıyla başlar. Bu ölümün bir kaza mı, intihar mı yoksa cinayet mi olduğu sorusu filmin temel dramatik gerilimini oluşturacaktır.

Ölen adamın eşi Sandra Voyter (Sandra Hüller), hikâyenin merkezinde yer alır. Başarılı bir yazardır, farklı dillerde üretim yapar, entelektüel sermayesi olan, kamusal alanda görünür bir özne olarak belirir. Eşi Samuel (Samuel Maleski) ve görme engelli oğulları Daniel (Milo Machado-Graner) ile izole bir evde yaşamaktadır. Samuel’in ansızın ölümüyle birlikte, o esnada evde olan Sandra bir eş ya da bir tanık olmaktan çıkarak çok kısa sürede bir şüpheliye dönüşür. Bu dönüşüm de yüzeysel olmayacak bir özgünlükte filmin asıl meselesini açığa çıkarır: Bir kadın ne zaman ve hangi koşullarda suçun doğal adresi hâline gelir? Bu sorgulamayı yapan ve Samuel’in ölümünün akabinde kurulan mahkeme, klasik anlamda delillerin konuştuğu, gerçeğin adım adım açığa çıktığı bir yer olmaz. Tam aksine, Sandra’nın kadınlığının, biseksüel oluşunun, anneliğinin, evliliğinin ve yazarlığının mütemadiyen sorgulandığı bir sahneye dönüşür. Film de suçun kendisinden çok, bu sorgulama biçimiyle ilgilenir. Mahkeme süreci devam ederken Sandra’nın hayatına dair çok sayıda bilgi ediniriz. Ama bu bilgiler, karakterin iç dünyasını anlamak için değil, onu çözümlemek, sınıflandırmak ve elbette yargılamak için dolaşıma sokulur. Bu yönüyle Anatomy of a Fall, adaletin ve yargının toplumsal cinsiyetle nasıl iç içe geçtiğini görünür kılar.

Bu anlatı biçimi, Laura Mulvey’nin feminist sinema kuramı üzerinden okunmaya son derece elverişlidir. Mulvey, sinema tarihinde önemli bir yeri olan “Görsel Haz ve Anlatı Sineması (Visual Pleasure and Narrative Cinema) adlı makalesinde, klasik anlatı sinemasının bakışının erkek özne etrafında örgütlediğini savunur [1]. Temel tezi şudur: Bu yapı içerisinde erkek karakter hareket eden, bakan ve arzulayan aktör konumundayken; kadın karakter çoğunlukla bakılan, durdurulan ve çerçevelenen bir figürdür. Bir başka deyişle, kadın, hikâyeyi ilerleten özne değil, hikâyenin anlamını taşıyan bir malzeme/yüzey olarak işlev görür. Ancak daha sonraki çalışmalarında Mulvey, sinemanın kadına bakışı meselesini daha karmaşık bir çerçevede ele alır. Özellikle çağdaş sinemada kadının tek başına seyirlik bir nesne olmaktan çıkıp, çözümlenmesi ve denetlenmesi gereken bir özneye dönüştüğünü ilerleyen yazılarında vurgular [2]. Anatomy of a Fall, bu dönüşümün izini süren bir film olarak değerlendirilebilir.

Sandra, film boyunca erotize edilmez. Kamera onun bedenini fetişleştirmez; klasik erkek bakışının alışıldık haz mekanizmaları burada devrede değildir. Ancak bu durum, Sandra’nın bakıştan azade olduğu anlamına da gelmez. Aksine, film boyunca Sandra’ya sürekli “bakılır”. Sadece bu bakış, arzulayıcı bir bakış değildir; denetleyen, çözümleyen, kuşkulanan bir........

© Film Hafızası