We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ekonomiyi değiştirecek en büyük güçlerden biri: Yaşlanan nüfus

2 4 6
07.10.2021

Dünya nüfusu giderek yaşlanıyor. Dünyada toplam nüfus 7,5 milyarın üstünde. Nüfusun 680 milyon 204 bini ise 65 yaş ve üzerindeki insanlardan oluşuyor.

İngiliz dergisi Lancet’in yayın yönetmeni Richard Horton, “21. yüzyılda uygarlık tarihinde bir devrim olacağı” görüşünde. Mega. adlı site, buradan hareketle, dünya nüfusunun yaşlanmasının ne anlama geldiğini, sanayinin buna nasıl uyum sağladığını masaya yatırmış. Makaleden öne çıkan bazı bölümleri aktarıyoruz:

“Artık bazı endüstriler daha yüksek yaşam şartları beklentisi olan bir nüfusun ihtiyaçlarına uyum sağlamaya başlamış durumda – böylece küresel ekonomi için uzun vadeli beklentileri önemli ölçüde iyileştirilmiş olacak.

Önümüzdeki on yıl zarfında iklim değişikliği dışında ekonomiyi değiştirecek, en büyük güçler arasında bir tanesi özellikle öne çıkıyor: Dünya nüfusunun yaşlanması…

Daha iyi tıbbi bakım, teknolojik gelişmeler ve daha güvenli çalışma koşulları ile bugün doğan çocukların, 50 yıl önce doğanlardan 14 yıl daha uzun yaşaması, elbette ki muhtemel. Bu olgu, sanayileşmiş ülkelerle de sınırlı değil üstelik.

2 milyar insan 60 yaşın üstünde

1960’tan bu yana yaşam şartlarının iyileşmesine dair beklentideki en dikkate değer artışlardan biri, insanların artık eskisinden neredeyse 33 yıl daha uzun yaşadığı Çin’de görülüyor. Diğer büyük adımlarla gelişmekte olan ülkeler ise sırasıyla Türkiye, Hindistan ve Brezilya; bu ülkeler aralarında oluşan çok küçük mesafelerle birbirlerini takip ediyor. Birleşmiş Milletler’e göre mevcut eğilimler bu şekilde devam edecek olursa, 2050 yılına kadar insanlığın yaklaşık % 22’si – yani yaklaşık 2 milyar insan – 60 yaşın üzerinde olacak.

Daha uzun yaşam beklentisine sahip bir nüfus, toplum için birtakım sorunlar doğuracağa benziyor. Bunların en önemlisi sağlık bakım maliyetlerinin artması. Örneğin Avrupa hükümetleri, 80 yaş ve üstü grup için sağlığa, 60 yaş ve üstü gruba göre yaklaşık p-100 daha fazla para harcamakta.

Küçülen işgücünün bu durumdan etkilenmemesi elbette mümkün değil. Uluslararası Para Fonu’na göre, çalışma çağındaki nüfus – 16 ile 64 yaş arasındaki işçiler – en geç 2030 yılına kadar azalacağından, ekonominin verimliliği de büyük bir risk altında olacak.

Peki, dünyada işler yine de iyi gitmeye devam edecek mi? İnsanlığın bu duruma uyum sağlamasının ve kaderini kendi ellerinin arasına almasının elbette birkaç yolu var. Ancak bunu yapmak için geleneksel “yaşlı” kavramından ayrılmamız gerekiyor. Artan yaşam beklentisini “demografik saatli bomba” veya “gri tsunami” olarak adlandırmak burada pek işimize yaramaz. Bu görüş, toplumu daha uzun yaşam beklentisiyle gelen faydalara ve iş fırsatlarına karşı kör kılacaktır bizi.

“Genç yaşlılar” ve........

© Fikir Turu


Get it on Google Play