We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Almanya seçimlerindeki yenilikçi yaklaşımlar ilham verici olabilir mi?

2 3 1
23.09.2021

Almanya, iktidarda olduğu 16 yılda dört seçim kazanan Angela Merkel’siz bir seçime hazırlanıyor. 26 Eylül 2021 pazar günü, ülkenin ana yasama organı olan Almanya Federal Meclisi’nin 598 üyesi belirlenecek.

Ülkede 60 milyondan fazla seçmen bulunuyor. Hepsinin iki oy verme hakkı olacak. İlk oy, seçmenlerin seçim bölgesinden bir adayda karar kılması için kullanılacak. İkinci oy ise bir siyasi parti için kullanılacak. Bu oylama ilkinden daha büyük bir öneme sahip. Çünkü bu şekilde Bundestag’daki çoğunluk tayin edilmiş olacak.
Seçimlerde 40 parti mücadele edecek. Bir partinin yüzde 5’lik barajı aşıp oyların yüzde 30’unu alması, sandalyelerin de yüzde 30’unu alacağı anlamına geliyor. Fakat baraj aşılamazsa alınan tüm oylar kaybediliyor.

Sandalyelerin paylaşımına sıra geldiğinde ise ilk olarak doğrudan seçilen aday, ardından ulusal listede bulunan adaylar meclise giriyor. Bununla birlikte, sandalye dağılımı ikinci oyların oranıyla uyuşmuyorsa, oran doğru olana kadar “ayarlama koltukları” tekniğine başvuruluyor. Sonuç olarak, Federal Meclis’te her zaman 598 sandalyeden daha fazla milletvekili oluyor.

Altı seçmenden biri kararsız

Angela Merkel ile birlikte, Federal Almanya Cumhuriyeti tarihinde ilk kez, görevdeki bir hükümet başkanı kendi isteğiyle yenilenen adaylıktan feragat ediyor. Seçimin sonucu ne olursa olsun, Almanya bu nedenle yeni bir şansölye tarafından yönetilecek. Resmi şansölye adayları ise şöyle: Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU) için Armin Laschet; Sosyal Demokrat Parti (SPD) için Olaf Scholz ve Yeşiller için Annalena Baerbock.

Her bakımdan ilginç ve heyecan verici bir süreç. Zira kamuoyu araştırma şirketi YouGov’un 9-14 Eylül tarihleri arasında bin 816 kişiyle yaptığı ankete göre SPD yüzde 25’lik oy potansiyeliyle birinci parti olarak görünüyor; Hıristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) oy oranı ise yüzde 20.

Deutsche Welle’nin 16.09.2021 tarihli haberine göre, “Almanya’da yıllardır birinci siyasi güç konumundaki Hıristiyan Birlik partileri yakın zamanda kan kaybına uğramış” durumda. Buna rağmen öyle bir oy dağılımı var ki, hiçbir parti kesin konuşamıyor. Altı seçmenden biri kararsız çünkü.

Bu yüzden çoğu parti kararsızları ikna için çabalıyor. Hiç olmadığı kadar yoğun kampanya yapılıyor. Ancak halk, kampanyalara harcanan paranın nereden geldiğini de merak ediyor. Kim, ne kadar bağış yapmış; hangi kampanya ne kadara mal olmuş, bilmek istiyor.

Hiçbir parti salt çoğunluğu elde edemeyecek gibi

Açılımı Almanya Radyo ve Televizyon Kurumları Kamusal İşbirliği Örgütü olan ve Almanya’nın birinci kanalı kabul edilen ARD’ye bağlı radyo kanalı Mitteldeutscher Rundfunk’un (MDR.de) 21 Eylül 2021 tarihli haberine göre, “Bundestag seçiminin sonucu uzun zamandır olduğundan daha heyecan verici olarak görülüyor.

Eylül ayı başından itibaren, ARD’nin haber analizlerinde Almanya’daki trendlere ağırlık veren sitesi Deutschlandtrend’e göre, Bundestag’ta çoğunluğu oluşturmak için muhtemelen üçlü bir ittifak gerekecek. Matematiksel olarak çok sayıda kombinasyon mümkün.

Sosyal Demokratlar muhtemelen Yeşiller ve FDP ile, yani sözde ‘trafik ışığı koalisyonu’ ile ittifak kurabilir. Yeşiller ve Sol ile bağlantı için de yeterli olabilir, yani kırmızı-yeşil-kırmızı koalisyon. Teorik olarak, SPD liderliğindeki Birlik ve FDP veya Birlik ve Yeşiller ile koalisyonlar da düşünülebilir. SPD’ye karşı, Birlik, Yeşiller ve FDP muhtemelen sözde bir ‘Jamaika’ ittifakına girebilirler.

Matematiksel koalisyon olanakları FDP’nin ne kadar önemli bir konumda olduğunu gösteriyor. Liberallere çoğunluk tedariki olarak birçok ittifakta ihtiyaç duyulacak gibi. Parti lideri Christian Lindner iktidar iddiasını zaten açıkça dile getirdi: İktidara gelmek ve bir sonraki federal hükümetin bir parçası olmak!”

Seçimde neler belirleyici olacak?

Serbest muhabir Britta Veltzke, seçimde nelerin belirleyici olacağı üzerine yazdığı makalede (08 Eylül 2021, MDR Aktuell), üç madde sıralıyor: “1. Bir partiyle özdeşleşmek, özellikle Batı Almanya’da seçim kararında hâlâ önemli bir faktör; ancak giderek daha az önemli hale geldiği de unutulmamalı. 2. Her şeyden önce, seçime kısa bir süre kala meydana gelen siyasi olaylar, daha güçlü bir şekilde hatırlandığı için seçim kararını bir kez daha güçlü bir şekilde etkileyebilir; 3. Önemli olan üst düzey personel, şansölye adayları ve kendilerini medyada nasıl sundukları.”

Veltzke’ye göre sokaktaki insanın seçimde kararını belirleyecek şeye dair çok farklı stratejileri var: bazıları........

© Fikir Turu


Get it on Google Play