Okullar Açılıyor, Maarif Modeli ile Yeni Bir Döneme Merhaba!
Okul sokaklarında, koridorlarında esen rüzgârın sesi değişti, ağaçların rengi canlandı. Uzun bir sessizliğin ardından, okul bahçeleri ve koridorları yeniden çocuk sesleriyle dolup taşmaya başladı, başlayacak.
Kapıları sonuna kadar açılan okullar, sadece birer bina değil, umutların, hayallerin ve bitmek bilmeyen merakın yeşerdiği bereketli mekanlardır aslında. Her eylül, sadece yeni bir mevsimin değil, taptaze bir başlangıcın da müjdecisidir. O cıvıl cıvıl koridorlarda koşan minik ayaklardan, ağır ağır, düşünceli adımlarla yürüyen gençlere kadar hepimiz, yeni bir eğitim öğretim döneminin eşiğindeyiz.
Türkiye’de bu eylül, her zamankinden biraz daha farklı olabilir. Millî Eğitim Bakanlığı, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adını verdiği yeni müfredatla, eğitim nehrinin yatağını değiştiriyor. Aslında nehir yatağını buluyor, desek de olur. Bu yeni model, ezberci bir yaklaşımdan çok, beceri odaklı, sadeleştirilmiş ve derinlemesine öğrenmeyi hedefleyen bir felsefeyi, içeriği benimsiyor.
Okumaya, yazmaya, dinlemeye ve konuşmaya daha fazla vurgu yapılıyor. Matematiksel düşünme, problem çözme becerileri ön plana çıkarken, değerler eğitimi de müfredatın kalbine yerleştiriliyor.
Değerler, ah şu değerler yok mu?
Kaybettiğimiz değerleri yeniden inşa etmek için neleri vermeyiz ki?
Hepimizin her fırsatta dile getirdiği; “Biz eskiden…” diye başlayan cümleler ve peşine dizilen değerler.
İşte o değerleri öyle ya da böyle toplumun her kesiminde yeniden yaşatmalıyız.
Yaşatmak için Ferhat misali dağları delmeye niyetlenen gençler yetiştirmeliyiz. Çanakkale savaşının seyrini değiştiren o top mermisini kaldırabilecek inanç inşa etmeliyiz.
Kimileri için bu, yepyeni bir ufuk, kimileri içinse temkinli bir bekleyiş. Tıpkı bir tarlayı yeniden sürmek gibi… Yeni tohumlar atılırken, verim almak için sabır, emek ve doğru yöntemler gerekiyor. Bu yüzden, bu değişimin etkileri hemen değil, zaman içinde kendisini gösterecek. Nasıl ki yeni doğan bir canlıya belirli bir zaman dilimi veriyorsak, yeni müfredatın da şekillenmesi için belirli bir zamana ihtiyaç vardır.
Bakanlığın ilk hafta uygulamaları, bu büyük değişimi yumuşak bir geçişle başlatma gayretinde. Özellikle birinci sınıf öğrencileri için uygulanan “uyum haftası” artık daha da anlamlı. Bu bir haftalık süreç, öğrencilerin sadece okulu değil, sınıf arkadaşlarını ve en önemlisi öğretmenlerini tanımaları........
