menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aidiyet, “Kıyısız İnsanlar”

328 0
25.08.2026

Lakabı Ordinaryüs Profesör olan Mustafa Bey asırlık İstanbul vapurunun buğulu camından karşı kıyıya bakarken vapurdaki herkesin birbirine benzediğini düşündü. En azından öyle göründüğünü biliyordu.

Aynı siyah ve aynı marka spor ayakkabılar, aynı renk ve bol pantolonlar, aynı logolu tişörtler, sweatshirtler, aynı gözlükler…

Herkesin elinde birbirine benzeyen aynı marka telefonlar, kulaklarında aynı cover parçalar…

Koltukta oturan bir çocuk ambalajı parlak bir abur cuburun son lokmasını ağzına atıp ekranına heyecanla döndü.

Lakabı Ordinaryüs Profesör olan Mustafa Bey`in içi sıkıldı.

Sanki bu kalabalık, her şeyi barındıran şehir büyüdükçe insanların farklı, özel, geleneksel renklerini silmişti, dedi kendi kendine.

Sonra, “Belki de sorun dünyada değil, sendedir.” cümlesini ya da iç sesini duydu ve duyar duymaz irkildi.

Her zaman söylediği “lolipop şarkısını” mırıldandı.

Karşı koltukta oturan yaşlı bir kadın da
Lakabı Ordinaryüs Profesör olan Mustafa Bey`e bakıyordu.

Birden şunları söyledi, Mustafa Beye bakarak…

“Beni tanımıyorsunuz. Tanımanıza da gerek yok. İnsan bazen kendini gizlemeye çalışırken daha çok belli eder, dedi.

Kadın, sonra adının Nuray olduğunu söyledi ve memleketini de ilave etti.

Elinde sıkıca tuttuğu kumaş........

© Fikir Kazanı