İnanmak İstediğimiz Yalanlar: Tito'nun Ay Yarışı

Yıl 1961. Soğuk Savaş’ın en hararetli günleri... ABD, uzay yarışında Sovyetler’in gerisinde kalmanın paniğini yaşarken imdadına hiç beklenmedik bir 'müttefik' yetişir: Sosyalist Yugoslavya!

Dönemin lideri Tito’nun, elindeki gizli uzay teknolojisini milyarlarca dolar karşılığında Kennedy yönetimine sattığını biliyor muydunuz? Elbette bilmiyordunuz! Çünkü böyle bir şey hiç olmadı!

2016 yapımı “Houston, We Have a Problem” filmi bu hiç yaşanmamış hadiseyi yeniden masaya yatırıyor(!)

Film, “toplumsal gerçekliğin inşası”, hakikat ve hakikatin manipülasyonu konusunda çekilmiş oldukça farklı ve ilginç bir film. Ancak karşımıza belgesel kılığında çıkan bu filme “belgesel” demek, hakikatin kendisine haksızlık olabilir.

Soğuk savaş, uzay yarışı ve NASA'nın Ay'a inişi gibi soğuk savaş dönemini tanımlayan ikonik olaylar aynı zamanda komplo teorilerinin de besin kaynağıdır. Bir belgesel havasında çektiği bu filmde yönetmen Ziga Virc, güya 1960'ların başında Amerika'nın Yugoslavya'nın uzay programını satın almasıyla ilgili milyarlarca dolarlık gizli bir anlaşma efsanesini araştırıyor.

Bu film biraz “mocumentary” biraz da “docu-fiction” olarak tasnif edilebilir.

Mockumentary”, belgesel biçimini taklit eden ama içeriği kurmaca olan yapımdır. Amaç genellikle hiciv, ironi ya da eleştirel mesafe üretmektir. Kamera kullanımı, röportajlar, anlatıcı sesi ve “gerçekçilik” kodları bilinçli olarak belgesel gibi kurulur ama anlatılan olaylar uydurmadır. İzleyiciye “bu gerçekmiş gibi anlatılıyor” hissi verilir; asıl etki, bu hissin fark edilmesiyle ortaya çıkar. İzleyici, anlatılanın gerçekliğiyle değil, kendi kandırılma süreciyle yüzleştiği an asıl etki oluşur.

Docu-fiction” ise belgesel ile kurmacanın bilinçli olarak iç içe geçirildiği hibrit bir formdur. Gerçek kişiler, gerçek mekânlar ve tarihsel bağlam korunur; ancak anlatıyı kurmak, boşlukları doldurmak veya dramatik bir yapı kurmak için kurmaca sahneler, diyaloglar ya da yeniden canlandırmalar eklenir. Burada hedef aldatma değil, gerçeğin anlatılabilirliğini artırmaktır.

Temel fark şu: mockumentary “gerçeklik iddiasını” alaya alır; docu-fiction ise gerçeği daha yoğun ve kavranabilir kılmak için kurmacayı araç olarak kullanır.

Bu filmde her ikisine de başvurulmuş.

Film, ABD'de yaşayan........

© Fikir Coğrafyası