Sömürme Tutkusu: Beyaz Adamın Değişmeyen Geleneği

Beyaz adamın, insanlık adına ve kendi türü için yepyeni gelişmelere imza atacağını beklerken; iyi şeyler oluşturacağına dair umut taşırken, bir hafta sonu sabahı Nicolas Maduro’yu bir Amerikan askerî kargo uçağının önünde, kolunda iki askerle gördük. Sonradan anlaşıldı ki bu fotoğraf yapay zekâ ile üretilmişti. Her ne kadar görüntü yapay zekâ ürünü olsa da mevcut bilgiler, Maduro ve eşinin gözaltına alındığını ortaya koyuyordu. Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşi, başka bir ülkenin güvenlik güçleri tarafından kaçırılarak gözaltına alınmışlardı.

Bu gözaltına alınış biçimine bakıldığında, şu düşünceler akla gelmiş olabilir: Acaba evrim konusunda yürümemiz gereken yollar henüz bitmiş değil midir? Ancak kurnazlık konusunda, evrimsel anlamda hayli iyi durumdayız. Algı yönetimi konusunda türümüz son derece ileri bir noktada. Hem gerçek hem de yapay zekâ ile üretilmiş fotoğraf ve görüntülerle doldurulan gündemi hep birlikte izledik. Gündemin trenine binmeye hazır kitleler zaten her zaman vardı.

Örneğin bir görüntü vardı ki Hugo Chávez’in anıt mezarının vurulduğunu anlatıyordu. Oysa böyle bir olay olmadığı gibi, anıt mezarın yaklaşık bir kilometre yakınına bir bomba düştüğü sonradan ortaya çıktı. İşin ilginç yanı, Maduro’nun Amerikan askeri olduğu anlaşılan bir kişiyle gülerek verdiği pozun gerçek çıkmasıydı. Bu fotoğrafın gerçek çıkmasından hareketle sakın şu sonuca varmayın: Elbette Maduro o esnada tutuklanışından dolayı mutlu değildi. Bu durum, insani bir refleksle açıklanabilir.

Tarihte insanlık pek çok kez yanılmıştır; “Bir miktar şimdi yanılsak ne kaybederiz?” diye düşünenler olabilir. Ancak bu aldanma, türümüz adına bir aptallaşma eşiğine indirgenirse, insanlık mutlaka gerçeği görmek isteyecektir. Bize sunulanlarda bir bit yeniği vardır. Amerikalı yetkililerin anlattıklarına bakılırsa Maduro’nun eşi, kendi rızasıyla gözaltına alınmak istemiştir. Peki, bir kişinin kendi isteğiyle gelmesi, tutuklanması için yeterli bir gerekçe midir? Üstelik bu hanımefendinin yeğenlerinin uyuşturucu kaçakçılığı nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri’nde tutuklu olmuş olmaları bu gerçeği değiştirebilir mi? Suçun şahsiliği ilkesi evrensel anlamda nereye kaybolmuştur?

Amerika’yı şu konuda tebrik etmek gerekir:........

© Fikir Coğrafyası