Devletini Sırtında Taşıyan Türkler

Milletin İlinden, Devletin Milletine

Kül Tigin ve Bilge Kağan Abideleri kaplumbağa kaidesi üzerine oturtulmuş kadim Türk yazıtlarıdır. Ebediliği, bilgeliği ve sabrı temsil eden kaplumbağa, adeta bütün Türk aklını, töresini, vatanını, milletini ve devletini sırtlayıp taşımaktadır. 

Bu sembolizm esasında “taşıma” eyleminin iki mecazi anlamını da uhdesinde barındırır. Birincisi Türklerin devletlerini gittikleri yere taşımaları, ikincisi ise devletin sorumluluğunun taşınması. 

Türklerde ilk başlarda barış, dostluk ve boylar birliği anlamında kullanılan “il” kavramı, Orhun yazıtlarında   bölge, yurt, vatan ve devlet anlamında kullanıldı. Ama aynı zamanda ülkesi ve yurdu olan kağan anlamında da kullanılıyordu. Yazılı bir metin olması hasebiyle temel aldığımız Orhun Abidelerindeki “il” kavramı vatan ve devlet anlamında kullanılıyor. 

Yazıtlarda[i] “Türk milletini toplayıp il tutacağını burada vurdum”, “Türk milleti il yaptığı ilini elden çıkarmış”, “illi millet idim ilim şimdi hani”, “Tanrı lütfettiği için illiyi ilsizletmiş” gibi ifadelerle devlet vurgusu yapılmış. İl kavramı türetilmiş ve başka toplumların da devletlerini kastedecek şekilde yazıtlarda kırk dört defa kullanılmıştır. 

Abidelerde Türk kelimesi müstakil olarak ve “Türk Milleti”, “Türk Beyleri”, “Türk Töresi”, “Türk Tanrısı”, “Türk Bilge Kağanı” şeklinde olmak üzere toplamda yüz altı defa kullanılmıştır. Ayrıca sadece “millet” kelimesi de birçok kez kullanılmıştır. Lakin ilginç olan bir nokta var ki “Türk İli” ifadesi doğrudan hiçbir yazıtta yer almamaktadır. Bilge Kağan yazıtlarında “Türk milletinin ilini”, “Türk milleti il yaptığı ilini”, “illi millet idim şimdi hani”, “Türk milleti, ilini, töreni kim bozabilecekti?” ifadeleri yer alır. 

Yazıtlarda “Türk ili” yerine “Türk milletinin ili” ifadesi tercih edilmiştir. Burada Türklerin kendilerini devlet olarak değil, millet olarak tanımladığını görüyoruz.  Türk kelimesi, Türk milleti, Türk töresi, Türk tanrısı vs. gibi tanımlamalarda çok rahat ve net bir şekilde kullanılırken neden “Türk ili” ifadesi hiç kullanılmamış? 

Türkler milleti esas alan bir yapı üzerine devlet teşkilatını kurdular. Millet devletin değil, devlet milletin peşinden gelmiştir. Bu yüzden Türk kağanları ve beyleri atlarını sürebildikleri kadar gitmişler ve gittikleri yerleri de kendilerine vatan saymışlar.  Doğal olarak Türkler devletlerini atlarının terkisine koyup yola revan olmaktan hiç korkmadılar. Zira bu millet gittiği her yeri yurt tutabildiği gibi, orayı bir il (devlet) olarak da yapılandırabiliyordu. 

Bu hareket kabiliyeti nedeniyledir ki Türkler devlet yıkıp devlet kurma hususunda hiç sıkıntı yaşamadılar. Çünkü çok sağlam bir millet yapısına sahiptiler. Bu yüzden bir kaplumbağa gibi vatanlarını ve devletlerini........

© Fikir Coğrafyası