We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Rurouni Kenshin, Meiji Restorasyonu ve Manga Bakışıyla Modernleşme Sancıları

1 0 0
20.09.2021

Son dönemde Netflix’de yayınlanan 5 filmlik bir seri olan Rurouni Kenshin filmlerini izlemenizi öneririm. İlk başta manga olarak yayınlanan bu filmler, çizgi dizi olarak da TV’de de yayınlanmış. Filmler, Meiji restorasyonu döneminde yaşamış bir samurayın hikâyesi üzerine kurulu. Hitokiri Battousai karakteri yani Rurouni Kenshin, mangaka Nobuhiro Watsuki‘nin de onayladığı üzere büyük ölçüde Japon tarihinin en büyük dört suikastçısından biri olan Kawakami Gensai‘ye dayanmakta. Hatta denilebilir ki onun hayatından pek çok ipucuyla yapılmış bir manga serisi.

Gensai’nin düellolarında kullandığı yüksek hızlı, öldürücü bir teknik (Shiranui-ryu) geliştirdiği ve battoujutsu’da (kılıç çekme tekniğinde) ustalaştığı bilinmektedir. Çok sayıda adam öldürdüğü ve gerçekleştirdiği suikastlerle Meiji Dönemi’ninin başlamasına katkıda bulunduğu da düşünülmektedir.

Karakterimizi ve filmlerde anlatılan öyküyü anlamak için biraz Meiji hareketini anlamakta fayda var.
Öncelikle ifade etmek gerekir ki; 1917 ihtilali Rusya ve 1789 Fransız ihtilali Avrupa için ne demekse, 1868 yılı ve Meiji restorasyonu da Japon tarihi açısından o derece önemlidir. Çünkü zaman dilimi, Japon modernleşmesinin ve Batılılaşmasının başladığı tarihtir.

1603 yılından 1868 yılına kadarki dönemde Şogunluk, sert bir yönetim anlayışına sahip olan Tokugawa hanedanlığının elindeydi. Ülkeyi dış dünyaya kapatarak kendi rejimini sağlama almak isteyen Tokugawa hanedanlığı, iki buçuk asırdan fazla bir süre dış dünyaya kapalı sıkı bir rejim uygulanmıştır. Bu dışa kapalılığın tek istisnası Hollandalılardır. Bu ilişkilerin temelinde hollanda’nın denizcilikteki maharetini görebiliriz.

Hollandalıların güney Japonya’daki Nagasaki Koyu’ndaki bir adada bulunmalarına izin verilmiş, böylelikle Tokugawa döneminin yegâne diplomatik ilişkisi kurulmuştur.

Tokugawa yönetiminin iki buçuk asırlık ulusal tecrit politikasını sarsan olay, 1853 yılında Amerikan donanmasının başkent Edo (şimdiki adıyla Tokyo) yakınlarındaki bir koya çıkması olmuştur. Uzun yıllar boyunca dış dünyayla bağlantısını asgariye indiren Japon halkı için bu devasa boyutlardaki demir zırhlı ve buhar gücüyle çalışan gemiler, adeta dünya dışı varlıklarla karşılaşmışçasına ürkütücü olmuş ve Tokugawa hanedanın da iktidarını sarsmıştır.

Meiji restorasyonun anlaşılması için Japon toplumsal düzenini de bilmekte fayda var. Meiji restorasyondan önce Japonya........

© Fikir Coğrafyası


Get it on Google Play