Hekimin gördüğü devlet: İnkarın patolojisi ve barışın anamnezi

Hekimlik, yalnızca tedavi etmek değildir; görmeyi öğrenmektir.

Bir hekimin ilk dersi, hastalığın bedende nasıl gizlendiğini anlamaktır. Bazı ağrılar adını söylemez; bazı yaralar kendini saklar. Devletler de böyledir. En ağır patolojiler çoğu zaman isimlendirilmemiş olanlardır. Bazen tanı koymak için uzaklara gitmeye gerek yoktur; iki hakikat arasında yalnızca 97 kilometre vardır.

“Suriye Arap Cumhuriyeti” dendiğinde, bir hekim kulağıyla 97 km öteden Kıbrıs’tan şunu duyarım:

Bir halkın adı anamnezden çıkarılmıştır. Kürtler vardır ama dosyada yoktur. Varlıkları klinik olarak hissedilir; siyasal olarak inkar edilir. Bu, tıpta çok iyi bildiğimiz bir durumdur: Semptom var, tanı yok.

Tıpta ilk refleksimiz şudur:

Bir hastalığı tanımıyorsan, tedavi edemezsin. Devlet aklı ise çoğu zaman tam tersini deniyor. “Tanımadığını” yönetmeye, bastırmaya, görünmez kılmaya çalışıyor.

Kürtler Suriye’de, Türkiye’nin resmi dilinde, köktendinci “Arap devleti içinde yaşayan........

© Evrensel