IŞİD operasyonu ve SDG hesabı

Yalova’da IŞİD’e yönelik düzenlenen operasyonda 3 polisin yaşamını yitirmesinin ardından dikkatler yeniden IŞİD’in Türkiye’deki örgütlenmesine çevrildi. Son dönemlerde örgüte yönelik operasyonlarını sıklaştıran İçişleri Bakanlığı, bu operasyonları “IŞİD’in Noel ve yılbaşı döneminde saldırı hazırlığı içinde olduğu” istihbaratına dayandırıyor. Ancak Erdoğan iktidarının Suriye ve bölge politikası anlaşılmadan ne IŞİD’in Türkiye’de nasıl böylesine yaygın örgütlenebildiği anlaşılabilir ve ne son dönemlerde IŞİD’e yönelik operasyonların neden sıklaştırıldığı sorusuna yanıt verilebilir.

İktidar ortağı Bahçeli Yalova’daki çatışmayla ilgili açıklamasında IŞİD’i “siyonist-emperyalist alçaklığın maşa örgütü” ilan ederken aynı saatlerde Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Netanyahu’yu ağırlayan Trump, cihatçı örgütleri destekleyerek Suriye’de rejim değişikliğinde oynadığı rolden dolayı Erdoğan’a övgüler diziyor ve “Bibi’nin de (Netanyahu) aynı fikirde olduğunu” söylüyordu!

Bugün IŞİD gerçeğini anlamak için öncelikle IŞİD’in Suriye kolu olarak kurulan el Nusra’nın Lideri Colani’yi Suriye yönetiminin başına geçirmekle övünen ülkelerin (Türkiye, ABD, İngiltere, İsrail) bölge (Ortadoğu) politikasına dönüp bakmak gerekiyor.

Yeni Osmanlıcılık olarak tanımlanan yayılmacı emelleri doğrultusunda ama elbette direniş eksenini dağıtarak bölgeyi yeniden dizayn etmek isteyen ABD emperyalizminin desteği ve yönlendirmesiyle 2011’de Suriye’ye müdahalenin öncülüğünü Erdoğan rejiminin yaptığı biliniyor. Yanına S. Arabistan, Katar ve BAE’yi alan Erdoğan iktidarının Suriye’de kısa sürede rejim değişikliği gerçekleştirme beklentisi, İran ve Lübnan Hizbullah’ının Esad rejiminden yana tutum alması nedeniyle gerçekleşmedi. Ayrıca bu saflaşma nedeniyle bu savaşın mezhepsel (Alevi-Şii ve Sünni) görünüm kazanması, radikal İslamcı militanların dünyanın dört bir yanından (ABD ve İngiliz istihbaratına göre 81 ülkeden) ‘cihat’ için Suriye’ye akın etmesinin önünü açmıştı.

Bugün Suriye yönetiminin başına geçirilen Colani’nin de içinde yer aldığı Irak İslam Devleti (IİD), ABD’nin Irak müdahalesinden sonra 2004’te kurulmuş ve radikalleşen Sünni kesimler içinde belli bir etkinlik kazanmıştı. Ancak örgütün öne çıkması asıl olarak Suriye müdahalesi sonrasında gerçekleştirilmişti. Lideri Bağdadi, Colani’yi Suriye savaşına göndermiş ve el Nusra 2012’de IİD’nin Suriye kolu olarak kurulmuştu. El Nusra’nın kısa sürede güç kazanması karşısında Bağdadi 2013’te Irak-Şam İslam Devleti’ni (IŞİD) kurduğunu ilan etmiş ancak Colani bu karara uymayarak el Nusra’yı dağıtmayı kabul etmemişti. Örgüt ikiye bölünse de IŞİD, 2014 başlarında Suriye’nin önemli kentlerinden Rakka’yı alıp burada “İslam emirliği” ilan ederek adını duyurmuştu. Aynı dönemde Irak’ta merkezi........

© Evrensel