We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Mona Lisa tablosu Türkiye’de

29 20 0
12.01.2020

Leonardo Da Vinci öldüğünden bu yana (1519) 500 yıl geçmiş. Louvre Müzesi’nde bu nedenle düzenlenen özel bir Leonardo Da Vinci sergisi var. Sergide La Jaconde (biz genellikle Mona Lisa deriz) resminin orijinali yerine enfraruj ışınlarıyla düzenlenmiş görseli izleniyor. Resmin orijinali müzedeki her zamanki yerinde sergilenmekte deniyor; sergilenen o resmin de orijinal olmadığını, bozulmasın diye müzenin herkesçe bilinmeyen özel bir yerinde itina ile korunduğunu söyleyenler var. Kimilerine göre ise resim birkaç yıl önce çalındı, orijinalinin nerede, kimde olduğu da bilinmiyor. Sonuç olarak eserin orijinaliyle ilgili rivayet fazla, gerçeği bilen ya da söyleyen yok!

Oysa ben biliyorum ve bunu Türkiye’de, Evrensel’deki köşemde kamuoyuna açıklıyorum.

Fransa’dan değil, Türkiye’den açıklıyorum, çünkü böyle bir açıklamanın ciddiye alınmasını gerektirecek liyakatim ancak Türkiye standartlarına uygun: Sanat alanında olmasa da hukuk alanında bilim insanıyım; bilim insanıyım çünkü bir üniversitede profesör doktor ünvanlı öğretim üyesiyim. Yaşım, yani yaşamdaki kıdemim dikkate alınırsa, nice profesör doktor ünvanlı öğretim üyesinin hocası olduğum anlaşılır. Yani “hocaların hocası” namıyla tanıtılırsam açıklamamın ne denli heyecan ve güven uyandıracağını tasavvur edebilirsiniz.

Kısa bir araştırmayla elde ettiğim beş yüz yıl öncesinin bilinen gerçeklerini hayal dünyamda birbirleriyle birleştirdim, kendi bilimimin ışığında yorumladım; ulaştığım bilimsel kurguyu televizyon ekranlarında değil, Evrensel’deki köşemde açıklıyorum, çünkü beni televizyona çağıran yok, yani başka çarem yok.

Neyse, sadede geleyim, Mona Lisa tablosu Türkiye’dedir, nokta. “Nasıl yani?” mi diyorsunuz, izleyin.

Leonardo filozoftur, mimardır, mühendistir, müzisyendir; bilim insanıdır bitkilerle, yeryüzüyle ve gökyüzüyle uğraşır; sanatçıdır heykel yapar, resim yapar; mucittir, birçok silah ve değişik makine tasarımları yapmış, neredeyse helikopteri keşfetmiştir; matematikte el attığı her alanın özgün dilini bulur, ‘doğanın matematiği’ni, ‘sanatın matematiği’ni yazmıştır; insan anatomisine tutkuludur, Papalık onun insan kadavraları üzerinde çalışmasını yasaklamıştır. Denir ki, başka şeylerle çok uğraştığı için, yığınla çizimini resimden saymazsak, topu topu on beş resim yapmıştır. Ben bu görüşe ya da yoruma katılmam, çünkü bence Leonardo yukarıda sayılan ve hatta ihmal edilerek sayılmayan onlarca uğraşın bilgeliğinde annesinin ve kendisinin izini sürmüş, o dönemde kimsenin bilmediği ve bilse de bilmek istemeyeceği bir insan gerçeğine ulaşmıştır. Mona Lisa’nın gizeminde resmedilen işte bu gerçektir. Ve Mona Lisa’nın gizeminde resmedilen bu gerçek 16. yüzyıl senfonisinde sesli ve vurgulu sazların zirveye çıktığı anı yankılandırır.

Leonardo’nun babası tüccar bir noterdir. Annesinin ise yoksul bir köylünün sıradan ve eğitimsiz kızı olduğu söylenir. Oysa, o günlerin inanılır dedikodu kaynaklarına bakılırsa, ki Leonardo söylentinin doğruluğuna inanmıştır, anne Osmanlı topraklarından getirilip tüccar notere ucuza satılan bir köledir. Leonardo evlilik dışı doğmuştur, annesinin kollarında çok kısa bir süre kalmıştır ama onun kokusu ve ince narin bedeninin yumuşaklığı belleğine kazınmıştır. Annesi uzaklara gönderilmiş, Leonardo babasının ve üvey annesinin acımasız, sert çizgilerini belleğinin bir başka köşesine yerleştirmiştir. Leonardo’nun belleğinde yer tutan bir başka olay, 1476 yılında, yirmi dört yaşındayken ‘oğlancılık’ suçlamasıyla ve idam cezası tehdidiyle yargılanmasıdır. Leonardo beraat etti etmesine, ama ithamın kaynağında yatan anlayışı sorguladı durdu, başka çalışmalarından zaman ayırdıkça…

Osmanlı’dan köle olarak getirilip satılan annesinin ince narin bedeninin yumuşaklığı, tüccar noter babasının ve üvey annesinin acımasız sert çizgileri, Papa’nın insan kadavrası üzerinde çalışmasını yasaklaması, Papa’nın temsil ettiği dinin sanata ince ve narin bedenli, yumuşak bakışlı bakirenin kucağında sevgiyle tuttuğu çocuk kurgusuyla yansıması, eş cinselliğin idama varan cezayla suç sayıldığı dönemde oğlancılık iddiasıyla yargılanması, eş cinsellikle aşağılanması Leonardo’yu annesinin peşi sıra kendisinin izini sürmeye, sürdüğü izin sonunda........

© Evrensel