We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Hep bilirlik

5 11 0
15.12.2019

Sırası gelir, neden gelir nasıl gelir hangi zamanda gelir bilemem, ama sırası geldiğinde bazı sözcük kalıplarındaki o anki dizilim anın siyasetini tarihsellik boyutuna iletiverir. Bence, Eski Türkiye-Yeni Türkiye farklılaştırması olayların değerlendirilmesinde, şimdilik gayriresmi fikriyatın ürünü gibi görünüyor olsa da kabulü zorunlu kılınmak istenen resmi irdeleme yöntemine bir örnektir.

Eski Türkiye-Yeni Türkiye farklılaştırmasında vurgulanan ana fikir ne olabilir? Siyasetin tarihsel boyutuna itilen nedir?

Sordum, yanıtlamalıyım. Siyasetin, öyle olduğunu düşündüğüm ve yazımın başında kendimce sergilediğim gerçekliğini esas alıp kendi sorduğum soruya kendi fikriyatıma uygun yanıt bulmam gerekiyor.

Buna benzer sorularla karşılaştığımda yanıtı içinde yaşanan devlet biçimine referansla bulmaya çalışırım. Öyle yaparım, çünkü toplumun bireyi olarak kendi gerçekliğimi kabul edilmiş ya da ettirilmiş toplumsal yapının öngördüğü birey kurgusunda irdeleyebileceğimi düşünürüm; toplumsal birey kurgusunu öngören kabul edilmiş/ettirilmiş toplumsal yapının işlerliğini sağlayan gücün ise, o yapıya uygun olarak tasarlanmış kurumsal/örgütlü yapısıyla tanımlanan devlet biçimi olduğu kanaatindeyimdir.

Kısa keseyim; devlet biçimi bakımından Eski Türkiye ile Yeni Türkiye arasındaki sorduğum soruya yanıt bulabileceğim ve üzerinde kimsenin düşünmediğini düşündüğüm bir fark var mıdır? Evet var! Ve bu fark vereceğim yanıtla göz önüne serdiğime inandığım, şimdiye kadar kimsenin düşünmediğini ve çözmeye çalışmadığını düşündüğüm sırrı da sır olmaktan çıkartıyor: ‘Bilge’ olanın söz sahibi olduğu, iktidar gücünü kullandığı bir........

© Evrensel