We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türkiye-AB ilişkileri normalleşir mi?

27 14 12
27.11.2020

Önce Bülent Arınç’ın Demirtaş ve Kavala’nın serbest bırakılması, ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kendimizi Avrupa’da görüyoruz, geleceğimizi Avrupa ile kurmayı tasavvur ediyoruz” açıklamaları bir anda Avrupa’daki bazı çevreleri heyecanlandırdı. Basında “Erdoğan’ın ani dönüşü” (Süddeutsche Zeitung), “Erdoğan’ın Avrupa sevgisinin arkasında neler var?” (Augsburger Allgemeine), “AB’nin yaptırım tehditleri sonuç verdi” (Gerd Höhler, Salzburger Nachrichten) şeklinde başlıklar atıldı.

Öyle görünüyor ki; yapılan açıklamaların elle tutulur bir yanı olmadığı halde Avrupa’da Erdoğan’dan umudunu kesmeyen bir kesim halen var.

Türkiye’nin AB politikasında değişikliğe gideceği şeklinde bir algının oluşmasında Erdoğan’ın Sözcüsü İbrahim Kalın’ın geçen hafta Brüksel’de gerçekleştirdiği bir dizi temasın etkili olduğu tahmin ediliyor. Kalın, görüştüğü AB üst düzey yöneticilerine “Türkiye’nin AB üyeliği stratejik önceliktir” sözünü vermişti. Yani, Erdoğan AB üyelik hedefini bir yana bırakmamış, hatta öncelik haline getirmiş…

Türkiye cephesinden yapılan açıklamalar ve manevralara bakılırsa politika değişikliğinden çok pragmatizmin güncellenerek yeniden servis edilmesi söz konusu. Zira ekonomiden başlayarak pek çok alanda yaşanan sorunlar nedeniyle daha fazla AB sermayesine ihtiyaç duyuluyor. AB cephesinde ise dış politikadan kaynaklı olarak Türkiye ile çelişkiler sürekli derinleşiyor.

1 Ekim’de yapılan AB zirvesi öncesinde Türkiye’nin Akdeniz’e gönderdiği Oruç Reis gemisini geri çekmesi Fransa, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin talep ettiği sert yaptırım taleplerinin yumuşatılması için dönem........

© Evrensel


Get it on Google Play