We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Korona aşısı: Halktan alınanı halka satma meselesi

20 35 46
13.11.2020

Hafta başında kononavirüs aşısı konusunda Almanya’dan dünyaya yayılan haberler milyonlarca insanı umutlandırdı.
Nasıl umutlandırmasın ki…
Yaklaşık bir yıldır insanlığı kapana kıstıran koronavirüsü yenecek bir aşının bulunması, hayatın en azından eskisi gibi normalleşmesi ve sosyalleşmesi, milyonlarca insanın birincil dileği haline gelmişti. Yüzde 90 başarı şansı tanınan “BNT162B2” adı verilen aşının bulunması, bilim cephesinden önemli bir başarıyı ifade ediyor. En azından şimdiki veriler o yönde.

Bu başarının altında yıllar önce Almanya’ya göç eden, Mainz’deki Biontech Şirketinin yYöneticileri Uğur Şahin ve Özlem Türeci’in imzasının olması, özellikle Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenleri gururlandı. Sonuçta hayat hikayeleri ve yaşadıkları Türkiye kökenli göçmenlere pek de yabancı değil.

Sadece Almanya’daki Türkiye kökenliler değil, son birkaç gündür başka kesimler de bir şekilde Şahin ve Türeci ile kendilerini ilişkilendirme çabası içinde.

Türkiye kökenliler aşıyı “Bizden birileri”, Türkler “bir Türk”, Aleviler “bir Alevi”, ırkçılara karşı Almanya’nın bir göç ülkesi olduğunu savunanlar “Bir göçmen”, Almanlar “Alman bilim insanları” ya da “Alman firması” buldu diyor.

Uğur Şahin’in İskenderun’da doğduğu ev bulunup, hemşehrileriyle röportajlar yapıldı. Haklı olarak gurur duyduklarını söylediler.

Şahin’in Köln’deki hemşehrileri de gururlu. Yerel Express gazetesi mezun olduğu Erich Käster Lisesindeki arkadaşlarını bularak konuşturdu. “Korona dahisi bu okuldan çıktı” diye manşet attı. Babasının Ford fabrikasında işçilik yaptığını yazdı. Fabrikada örgütlü sendika, emekli babasının izini bulmaya........

© Evrensel


Get it on Google Play