We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Avrupa faşizmi-İslam ilişkisinde 11 Eylül öncesi ve sonrası

19 32 34
30.10.2020

Türkiye ve Fransa Cumhurbaşkanları arasında süren söz düellosu, hakaret ve aşağılama ifadelerinin arasında hem pek çok tarihsel gerçek ters yüz ediliyor, halklar ve inançlar arasına nefret tohumları ekiliyor. Din üzerinden süren atışmanın temelinde her iki ülkenin egemen sınıfı arasındaki ekonomik, siyasi çelişkiler var.

Karikatürler üzerinden süren tartışma aslında bir tekrardan ibaret. Salman Rüştü’nün Şeytan Ayetleri, Danimarkalı Karikatürist Kurt Westergaard ve Charlie Hebdo dergisinin Hz. Muhammed karikatürleri, Hollanda’da ırkçı Gerd Wilders’in Kur’an-ı Kerim’e yaptığı hakaretlere İslam dünyasından tepkiler hep aynı oldu. Protestolar, boykot çağrıları yapıldı.

Son 20 yılda dünyanın alışık olduğu bir manzara…

Şimdi de Paris’in ortasında başı kesilerek vahşice katledilen Öğretmen Samuel Paty’nin derste Charlie Hebdo karikatürleri göstermesine benzer tepkiler verildi. Paty’nin başının kesilmesine el birliğiyle, açık yüreklilikle tepki göstermeyen İslam dünyasının, yükselen faşizmde payı büyük.

Güncel Türkiye-Fransa geriliminde de tepkiler zamanla dinecek, ticaret normalleştirilecek. Daha önce, Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı Fransa meclisi tarafından kabul edildiğinde de benzer boykot açıklamaları yapılmıştı. Anlık tepki ve çağrılar çoğunlukla siyasetçiler tarafından geniş kitleleri yedeklemek için kullanılıyor.

Bütün bu tartışma arasında en çok dikkat çekenlerin başında, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Avrupa’da İslam karşıtı faşist bir hareketin yükselişte olduğunu söylemesi geliyor.

Kayseri’de partisinin kongresinde yaptığı konuşmada “Kendi vatandaşı olan Müslümanların haklarına yönelik bu tür saldırılarla Avrupa faşizmi........

© Evrensel


Get it on Google Play