We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Almanya’nın ‘güvenli bölge’ hayali tutar mı?

20 14 0
25.10.2019

Türkiye ile Rusya arasında imzalanan 10 maddelik Soçi Mutabakatı’nı, “Suriye’nin kaderi mühürlendi” şeklinde başlığa çıkaran “Spiegel Online” pek de haksız sayılmıyor. Zira, gelişmeler bundan sonra Suriye’de asıl oyun kurucunun Rusya olacağını, NATO çatısı altında bir araya gelen batılı emperyalist devletlerin sahada silindiğini gösteriyor.

Soğuk Savaş’ın bitmesinden sonra dünyada tek başına hareket eden, bir kararla istedikleri ülkeyi işgal eden NATO üyesi emperyalist devletler için artık bir sayfa kapanmış görünüyor. Açılan yeni sayfada ise kendi aralarındaki pazar ve çıkar paylaşımının kızışması var. Zira, yenilgiyle birlikte ABD’nin liderlik rolünü sorgulayarak kapmak isteyenler de var.

Bunların başında Avrupa’nın en büyük ekonomisine sahip Almanya geliyor.

Ursula von der Leyen’in AB Komisyonu başkanlığına seçilmesinden sonra boşalttığı Savunma Bakanlığı koltuğuna oturan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partisi Genel Başkanı Annegret Kramp-Karrenbauer (AKK), hafta başından beri Türkiye-Suriye sınırına “uluslararası barış gücünün” yerleştirilmesi çağrısında bulunuyor. Almanya açısından bir ilk olma özelliği taşıyan ve ülke içinde de tartışmalara yol açan bu öneriyle dün Brüksel’de başlayan NATO savunma bakanları toplantısında katılan AKK’nin, aynı masayı paylaştığı diğer NATO üyesi Türkiye’ye sert eleştiriler yöneltmesi bekleniyordu.

Daha önce “Barış Pınarı” harekatına “Invasion” (işgal) diyen AKK, toplantı öncesinde ise Türk ordusunun Suriye’de bulunmasını “Annexion” (ilhak) olarak tanımladı. Böylece söylemini........

© Evrensel