We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Hrant; geçmişten geleceğe süre giden kaybımız

16 29 0
19.01.2020

Bugün 19 Ocak...

Hrant Dink’in katledilişinin üzerinden tam 13 yıl geçti.

“Hrant’ın arkadaşları, kardeşleri” olarak yine anacağız onu. En son yazısında, “Evet, kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görüyorum ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz...” diye yazan Hrant’ı...

Naif insan; ülkesine, insanlarına böylesi bir kötülüğü yakıştıramıyordu demek ki. ‘Güvercin dokunulmazlığı’na inanmak, güvenmek istiyordu. Kalbi, yüreği bunu diyordu ama birilerinin ‘aklı’nın o kalp dilinden anlamadığı zamanlara çoktan girilmişti oysa. Güvercinlerin payına da barışı savunmak gibi bir ‘bela’ düşmüştü. Bu belayla hemhal hangi güvercinin dokunulmazlığı olabilirdi ki!?

Hrant’a da öyle dokunmuşlardı işte...

***

Ne yapmıştı Hrant?

Eşit ve özgürce, birlikte yaşanabileceğini savunmuştu. Kimsenin inkâr edilmediği, herkesin kendisini özgürce ifade edebileceği bir birliktelik... Bu memleketli olmak dışında başka ayrıcalıklara, egemen kimliklere, yok saymalara ihtiyaç olmayan bir birlikte yaşam hayali... Ki, her baskın kimliğin, her inkârın gerçekte insanlıktan eksilmek dışında bir “ayrıcalık”’içermediğini bilmek için, gözlere inmiş ırkçılık perdesinin birazcık aralanması yeterliydi. Hrant, o perdeyi indirmek için didindi durdu.

Ya onu katledenler?..

Açtıkları linç yollarından Hrant’ı vurdukları alçakça pusuya varan ırkçı- faşist iklimi hazırlayanlar... Sonrasında suçsuz ve hatta mağdur rollerine soyunanlar... Onu 301 cenderesiyle mahkemelerde süründürüp linç etmeye çalışanlar, hedef gösterenler, Susurlukçu paşalar, valilikler marifetiyle tehdit ederek son yazısında anlaşıldığı........

© Evrensel