menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Uluslararası para sisteminin geleceği

38 24
08.02.2026

Geçtiğimiz iki haftadır, önce Davos zirvesindeki gündem vesilesiyle jeoekonomi ve emperyalizm kavramlarını, ardından da altın-gümüş gibi değerli madenlerin fiyatlarındaki olağanüstü dalgalanmalardan hareketle aşınan dolar sistemini ele almıştım. Bu serinin üçüncü adımı olarak, bu hafta uluslararası para sistemindeki süreklilikleri ve kırılmaları konu edeceğim.

Bugün uluslararası para sistemi tartışmalarında öne çıkan temel mesele ani bir çöküş değil, uzun erimli bir yeniden yapılanma sürecidir. Küresel finansal düzen hâlâ büyük ölçüde aynı kurumsal mimari üzerinde işliyor. Ancak bu mimarinin nasıl ayakta tutulduğu, hangi araçlarla sürdürüldüğü ve siyasi yeniden üretim koşulları giderek daha fazla tartışma konusu haline geliyor.

Sürekliliklerle kırılma noktalarının iç içe geçtiği bu dönemi anlamak için, analize ABD doları gibi uluslararası rezerv para olarak kullanılan paraların yalnızca ekonomik değil, siyasal ve jeoekonomik olgular olduğu tespiti ile işe başlamamız gerekiyor. Buradan hareketle ve geçen haftanın devamı olarak, bu haftaki yazı daha genel bir soruya odaklanıyor: Uluslararası para sisteminin geleceğini belirleyen temel dinamikler neler ve bugün hangi kırılma noktalarından geçiyoruz?

Uluslararası para sistemine ilişkin ana akım anlatı, paraların küresel konumunu teknik piyasa üstünlükleriyle açıklar. İstikrarlı değer, derin finansal piyasalar ve geniş ticari ağlar bu anlatının temel taşlarıdır. Bu çerçevede uluslararası para, neredeyse kendiliğinden oluşmuş bir piyasa dengesi gibi sunulur.

Oysa siyasal iktisat perspektifi farklı bir tablo ortaya koyar. Uluslararası paralar tarihsel olarak siyasal güç ilişkileri içinde yükselmiş ve bu ilişkiler sayesinde ayakta kalmıştır. On dokuzuncu yüzyılda sterlinin küresel para haline gelmesi, İngiltere’nin ticari kapasitesi kadar imparatorluk ağları, askeri deniz gücü ve Londra’nın sunduğu hukuki altyapıyla bağlantılıydı. Benzer biçimde doların yükselişi de İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD’nin askeri, siyasal ve ekonomik liderliğiyle mümkün oldu.

Uluslararası politik ekonomi alanındaki çalışmalarıyla bilinen Eric Helleiner,........

© Evrensel