Mızrak çuvala sığmayınca!
Ne kolay, değil mi? “Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek.”
Ücretlerinin ödenmesi için mücadele eden işçiler, toprağına, ağacına sahip çıkmaya çalışan köylüler; ölmemek için ses yükselten kadınlar… Nerede bir mücadele var, orada hemen yapıştırıyorlar: “Halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiler” diye…
Oysa asıl halkı kin ve düşmanlığa sevk eden siyasilerin açıklamalarını, uygulamalarını, ayrımcılıklarını görmüyorlar.
Son olarak da üyeleri Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin hak ettikleri alacakları için mücadele etmek, “halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” sayıldı. Bağımsız Maden-İş Başkanı Gökay Çakır Ankara’nın talimatıyla Soma’da, örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ise Ankara’da gözaltına alınıp, çıkarıldıkları mahkemece “halkı kin ve düşmanlığa sevk etmekten” tutuklandılar.
Onları bu eylemleri yapmaya iten, üç bakanın taahhüdüne rağmen sözünü tutup işçilerin maaş ve tazminatlarını ödemeyen Yıldızlar SSS Holding sahibi Sebahattin Yıldız’ın icraatlarını nereye koymalı? Asıl halkı kin ve düşmanlığa teşvik bu değil mi?
Yıldızı AKP döneminde, özellikle Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın görev yaptığı 2009-2015 yılları arasında parlayan Sebahattin Yıldız, enerji şirketi aracılığıyla ülke genelinde petrol, gaz ve altın arama dahil, binlerce farklı maden ruhsatı almış; aynı dönemlerde TMSF ve Özelleştirme İdaresi kapsamındaki kritik tesisleri (Eti Gümüş, Doruk Madencilik vb.) satın almıştır.
Bugün işçilerin ücretlerini, bakanların devreye girmesine rağmen ödemeyen Yıldız’a bir de 2010 yılında TBMM Üstün Hizmet Ödülü verilmiştir.
Sadece Bağımsız Maden-İş üyeleri değil, Türk-İş’e bağlı Türkiye Maden-İş Sendikası üyeleri de alamadıkları hakları için günlerce Ankara’da direnmiş, açlık grevi yapmış, Sakarya Meydanı’nda, holding önünde, sendika misafirhanesi önünde eylemler........
