‘Yoksul olmak istiyoruz!’
Emeklilerin eylemlerde taleplerini dile getirirken söylediği “yoksul olmak istiyoruz” sözü beni yıllar öncesine götürdü. ‘90’ların sonu… Ostim’de işçiler, kurdukları Ostim İşçileri Derneği çatısı altında, düşük ücretlere karşı eylem yapıyor. Taşıdıkları bir pankart çok dikkatimi çekmişti: “Sefalet ücreti değil, asgari ücret istiyoruz…” Öylesine sömürü altındaydılar ki, bırakın yüksek ücret talep etmeyi, “asgari ücret” istiyorlardı sadece…
Ülkenin dört bir tarafında alanları dolduran emeklilerin koşulları gerçekten zorlu. Mikrofon uzatılan emekliler, gözleri dolu dolu, boğazları düğüm düğüm; “Torunuma bir harçlık bile veremiyorum” diyor. En düşük emekli aylığı olan 23 bin 552 lira ile bırakın toruna harçlık vermeyi, temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorlar. Ama tabii onları en çok etkileyen şeylerden biri “torunlarına harçlık verebilmek...”
Torunlara harçlık vermeyi, onları sevindirmeyi, hatta şımartmayı sever büyük anneler, büyük babalar. Şimdi bırakın şımartmayı, küçük de olsa harçlık verememenin ezikliğini yaşıyorlar. İktidar bunu yaşatıyor milyonlarca emekliye…
Gelelim emeklinin “Yoksul olmak istiyoruz” sözüne… Türkiye’deki geçinememe tablosunu anlatıyor bu söz. Çok ironik, “Yoksul olmak istiyoruz.”
Türk-İş’in son araştırmasına göre dört kişilik aile için açlık sınırı 37 bin 801 lira, yoksulluk sınırı 123 bin 130 lira… En düşük emekli aylığı ise 23 bin 552 lira. Yani, emekli, “yoksulluk sınırına ulaşmak”........
