We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kaybetmeyi öğrenmek

14 7 1
28.08.2021

Bazı filmlere dair söz söylemek oldukça zordur. Hayır, çok katmanlı, karmaşık, ne anlatmak istediği belirsiz, anlaşılamaz oldukları için değil; aksine dertlerini öyle temiz bir biçimde anlatırlar ki “gidin ve görün” demekten başka bir seçenek bırakmazlar bizlere. “Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi” ile gönüllere taht kuran Céline Sciamma’nın bu yıl Berlin’de Altın Ayı için yarışan yeni filmi “Küçük Anne” (Petite Maman) de böylesi yapımlardan.

Topu topu 4-5 mekanda, 4-5 oyuncuyla ve 72 dakikada kotarılmış bir büyüme öyküsü “Küçük Anne”. Sadece bundan ibaret değil, hafızaya saygı duruşu, geçmişe bakış ve tabii ki bir kaybın ardından gelen yas ve onunla baş etme süreci. “Küçük Anne”, yönetmenin önceki filmleriyle hem tematik hem de estetik olarak ortak özellikler de taşıyor. Yazıp yönettiği 2011 tarihli “Tomboy” ve senaristleri arasında yer aldığı “Kabakçığın Hayatı” (Ma vie de Courgette) filmlerinde olduğu gibi çocukluk yıllarının zorluklarına bakıyor bir yandan. Diğer yandan ise “Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi”nde olduğu gibi hatırlamak ve anlamlandırmak üzerine bir şeyler söylemeye çalışıyor. Yine bu filmdeki gibi........

© Evrensel


Get it on Google Play