We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Gurbet bahtımdan kara…

16 10 0
29.05.2021

40. İstanbul Film Festivali online gösterimlerle devam ediyor. Sahnede bu kez belgeseller var. Başka işlerin talihsiz bir biçimde çakışmasından dolayı yoğun bir biçimde izleyemesem de vakit buldukça takip etmeye çalışıyorum. Bugün yarışmada izlediğim iki filme, “Gurbet Artık Bir Ev” ve “Anima”ya dair kısa birkaç kelam etmek istiyorum.

Güncel sanat çalışmalarıyla tanınan Pınar Öğrenci’nin Berlin’in Kreuzberg semtinin ’80’li ve ’90’lı yıllarda yaşadığı kentsel dönüşüm sürecini orada yaşayan Türkiyelilerin tanıklıkları üzerinden anlattığı bir çalışma “Gurbet Artık Bir Ev”. Yönetmenin belgesel olarak tanımlanan ilk işi olan bu yapım, daha önceki işlerindeki birikimini başarıyla aktardığı bir çalışma aynı zamanda.

Öncelikle ’60’lı yılların başından itibaren çalışmak üzere Almanya’ya giden Türkiyelilerin yaşadığı koşullara açıklık getiriyor yapım. İkinci Dünya Savaşı öncesinden kalan, çoğu kırık dökük, üzerinde hâlâ kurşun delikleri bulunan, ısıtma ve alt yapı sorunları çözülmemiş binalarda yaşamak zorunda bırakılmış bir kuşaktan bahsediyorum. Alman makamlarının belirli semtler dışında yaşamalarına izin vermediği, topluma karışmalarının ve haliyle de entegre olmalarının engellendiği bir dönem. Bir noktada geri dönmeleri umularak ve hep sınırda yaşamaya zorlanarak ülkeye tutunan bu ilk kuşak ve ardından gelen ikinci kuşak birçok sıkıntıya göğüs germiş. Öğrenci’nin anlattıkları ilk elden, Türkiye’deki yaygın bir ön yargıyı da sorgulamamıza neden oluyor. Çoğunlukla Almanya’ya giden Türkiyelilerin oraya entegre olmaya direndiği, tutucu ve muhafazakar olduğu yönünde bir ön yargı bu. Bütün........

© Evrensel


Get it on Google Play