Borç çok, kredi yok, haciz çok
2025’te üretici köylülerin yüzü hiç gülmedi desek yeridir. Zirai don, kuraklık, orman yangınları… Ne felaket varsa gördüler. Yeni yıl umut derler ama üretici köylüyü umutlandıracak bir emare de yok. 1 Ocak itibarıyla vergi ve SGK borcu olan köylülere sübvansiyonlu kredi verilmiyor. Başlatılan yeni uygulamayla Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden (TKK) sübvansiyonlu kredi kullanmak isteyen köylülerden vergi dairesi ve SGK’den “Borcu yoktur” yazısı isteniyor. Borcu olan köylüler “Borcu yoktur” yazısı alamadığı için Ziraat Bankası ve TKK’den kredi de alamıyor.
Mazot, gübre, tohum, zirai ilaç, fidan, fide, veterinerlik hizmetleri… Tarım girdileri adına ne varsa fiyatları katlanarak arttı. 2025 yılı sonu itibarıyla çiftçi borçları toplamı 1 trilyon 200 milyar lirayı aşmış durumda. 2024 yılı kasım ayından 2025 yılı kasım ayına kadar geçen 1 yılda takibe düşen çiftçi borçları miktarı 3 milyar liradan, dört kat artarak 12 milyar liraya çıktı. Destek yetersiz, ürününü değerinde satamıyor, banka borçlarını zaten ödeyemiyor; yeni kredilerin de önü kesilince köylünün peşin para ile girdi temininde mecburi istikameti tefeciler oluyor. Üretici köylü borcu borçla kapatıyor.
Ülkede tarım üretimi devam ediyor ama öyle AKP iktidarının tarıma desteğiyle değil. Üretici köylülerin sadece bugünü ve yarını değil, çocuklarının geleceğini de ipotek altına alınarak borçlanmasıyla devam ediyor. Üstüne bir de artan ithalat,........
