Seçim sizin!
İstanbul Tabip Odası seçimlerine bir ay kaldı. İki yıl hızla geçmiş demek isterdim ama ne yazık ki hem hekimler için hem de toplumsal düzeyde ne denli zor bir, iki yılı geride bıraktığımızı göz ardı etmiş olurum öyle söylersem. Çalışma koşullarından ortamlarına, idari kararlardan dayatılan sağlık politikaları ve şiddetin dalga dalga artışına her boyutu bir cendereye dönüşmüş sağlık ortamının topluma yansıması da alınamayan randevular, rüzgâr hızıyla geçen karşılaşmalar, ödenmeyen tedavilerle arttıkça artan cepten ödemeler, daha neler neler... Bu koşullarda Tabip Odası seçimleri de artık yalnızca hekimlerin meslek içi bir tercihi değil; sağlık alanında kimin söz söyleyeceğinin, kimin susturulacağının doğrudan bir göstergesi haline gelmiş durumda.
Özellikle İstanbul’da yürüyen tartışma, bu gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. İstanbul Tabip Odası’na açılan davalar, yöneticilerine dönük yargı süreçleri ve sürekli tekrar edilen “marjinal” yaftası, basit bir seçim rekabetiyle açıklanamayacak kadar sistematik bir müdahale görüntüsü veriyor. Burada hedef alınan şey yalnızca bir yönetim değil; eleştiren, itiraz eden ve sağlık politikalarına dair söz söyleyen bir meslek örgütü anlayışıdır.
İktidara yakın grupların seçim propagandasında dikkat çekici bir dil birliği var. Bu dil, mevcut yönetimi “siyaset yapmakla” suçlarken kendisini “siyaset dışı” bir konuma yerleştirmeye çalışıyor. Oysa ortada açık bir çelişki bulunuyor: Sağlık........
