Dış borçlar artıyor, milli gelire oranı düşüyor |
Türkiye ekonomisinin makroekonomik dinamiklerini takip ederken manşet verilerin ötesine geçip arka plandaki gelişmeleri de izlemek gerekiyor. 2025’in üçüncü çeyreğine ilişkin açıklanan dış borç istatistikleri bu açıdan ilginç bir eğilimi ortaya koyuyor. (Aşağıdaki şekil sol eksende dış borç stokunu milyar dolar olarak gösterirken, sağ eksende bu borcun GSYH’ye oranını yüzde olarak göstermekte. Tabloda ise Şimşek “programı”nın başladığı 2023 ortasıyla 2025 üçüncü çeyrek arasında dış borçların artış miktarı ve oranı sektörlere göre sunulmakta.)
Şimşek “programı”nın başladığı 2023 ortasından 2025’in üçüncü çeyreğine kadar brüt dış borç stoku 469 milyar dolardan 565 milyar dolara yükselmiş durumda. Dokuz çeyrekte yaşanan yaklaşık 100 milyar dolarlık (yüzde 20’lik) bu artış, “program”ın üretimden ziyade dış kaynak girişine dayalı kurgusunun doğrudan bir sonucu.
Bu artışın önemli bir kısmı, 72.2 milyar doları, özel sektörün dış borçlanmasındaki artıştan kaynaklanıyor. Böylelikle özel sektöre ait dış borcun toplam dış borca oranı 2023 ortasındaki yüzde 48.8’den yüzde 53’e gelmiş durumda. Aynı dönemde kamunun dış borcuna baktığımızda ise 193.5 milyar dolardan 235.7 milyar dolara bir yükseliş görüyoruz. Kamunun dış borcu artarken, Merkez Bankasının toplam dış borcu ise 46.2 milyar dolardan 27.8 milyar dolara gerilemiş. Bu tablo, 2018 krizi sonrası dönemde kamuya ve Merkez Bankası bilançosuna transfer edilen dış borç riskinin yeniden özel sektöre geçmeye başladığını teyit ediyor.
Dış borç stokundaki bu hızlı artışa rağmen dış borçların GSYH’ye oranına baktığımızda ise oldukça farklı bir tabloyla........