Orman ihaleleri maden projeleriyle birebir örtüşüyor!

Çanakkale'nin ormanları ve su kaynakları, artan madencilik faaliyetleri ve ardı ardına açılan orman yolu ihaleleriyle yeniden gündemde. Yöre halkı, açılan yolların maden şirketlerine hizmet ettiğinden ya da edeceğinden endişeli. Geçtiğimiz günlerde Kanadalı Alamos Gold'un Kirazlı'daki ruhsatlarını satın alan TÜMAD'ın bölgedeki hareketliliği ve Atikhisar Barajı'nı çevreleyen maden ruhsatları, Çanakkale'nin çevresel geleceği ve su varlıkları üzerinde büyük bir tehdit oluşturuyor.

Yeni orman yolları maden sahalarının kalbine uzanıyor

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) bünyesindeki Çanakkale ve Bayramiç Orman İşletme Müdürlükleri, son dönemde peş peşe "B Tipi Yeni Orman Yolu Yapım İşi" ihalelerine çıktı. Resmi ilan sitesi ilan.gov.tr’de yer alan ilanlarda Çanakkale Kartal Orman İşletme Şefliği sınırlarında toplam 7+895 km, Çan ve Kocayayla Orman İşletme Şeflikleri sınırlarında toplam 9+510 km ve Bayramiç Aladağ Orman İşletme Şefliği sınırlarında ise toplam 5+310 km uzunluğunda yeni orman yolları yapılacak.

Çan ve Kocayayla hattı: 50 kilometrelik maden kuşağına altyapı hazırlığı mı?

Çan ve Kocayayla Bölgesi (9+510 km yol): Kocayayla ve Çan bölgeleri doğrudan Alamos Gold (yeni mülkiyetiyle TÜMAD), Cengiz Holding ve Park Teknik şirketlerine ait 50 kilometrelik devasa maden ruhsat kuşağının (Ağıdağı, Çamyurt ve Halilağa projeleri) tam kalbinde veya hemen çevresinde konumlanıyor.

Bayramiç Aladağ'da yoğun trafik: Dört dev maden şirketinin ortasından geçen yol

Bayramiç Bölgesi (5+310 km yol): Bayramiç Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Aladağ Şefliği'ndeki yeni orman yolu yapımı, haritalarda Truva Bakır, Koza Altın, Teck Madencilik ve Park Enerji gibi şirketlerin iç içe geçmiş yoğun maden ruhsatlarıyla kuşattığı Bayramiç havzasıyla örtüşüyor.

Kartal şefliğindeki yol ihaleleri soru işaretleri yaratıyor

Çanakkale Merkez Bölgesi (7+895 km yol): Çanakkale Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Kartal Şefliği'ndeki yol ihalesi ise haritalarda Atikhisar Barajı koruma havzasının çevresinden başlayıp Kirazlı'ya kadar uzanan Orta Truva, CVK, Koza ve Doğu Biga (TÜMAD) şirketlerine ait ruhsat sarmalının bulunduğu genel havzada yer alıyor.

OGM'nin orman yolu ihaleleri ve "endemik tür" endişesi

Bölgenin zengin bir bitki örtüsüne sahip olması, bu yolların yapımı sırasında endemik türlerin ve ekosistemin göreceği zararlara yönelik bir araştırma yapılıp yapılmadığı sorularını gündeme getiriyor. Sunulan ihale dökümanlarında ve şartnamelerde çevresel etkilere veya endemik türlerin korunmasına yönelik yapılmış herhangi bir çalışmanın ya da ÇED detayının izine rastlanmıyor. Bölgenin halihazırda yoğun madencilik baskısı altında olması, yöre halkında bu yolların ormancılık faaliyetlerinden ziyade maden şirketlerine altyapı hazırlığı amacıyla yapıldığı algısını güçlendiriyor.

Yok oluşun eşiğindeki iki nadide tür ve büyük çakışma

Sarıçay ve Karamenderes havzalarında yayılış gösteren Truva Kardeleni (Galanthus trojanus) ve Benli Sığırkuyruğu (Verbascum hasbenlii), sadece Çanakkale'ye özgü lokal endemik türler. Aslında birbirine komşu sayılacak kadar yakın ama çok kısıtlı alanlarda yaşam mücadelesi veren bu iki özel türün nesli, uluslararası kriterlere göre "Kritik Düzeyde Tehlike Altında (CR)".

Türkiye'nin biyolojik zenginliğinin en nadide parçalarından olan bu türlerin geleceğini güvence altına almak, popülasyonlarını sürdürülebilir bir seviyeye getirmek ve yaşam alanlarını korumak amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından özel Tür Koruma Eylem Planları (TKEP) hazırlandı.

Ancak OGM tarafından yapımı planlanan yeni orman yolları ve TÜMAD'ın devraldığı devasa maden ruhsat sahaları, koruma altındaki bu endemik türlerin son sığınaklarıyla doğrudan çakışıyor.

Benli Sığırkuyruğu Kirazlı ve Ağı Dağı'nda

Sadece Çanakkale Merkez, Bayramiç ve Çan sınırlarında kırmızı andezit kayalıklarında yaşayabilen bu türün tespit edildiği en önemli bölgelerden ikisi Kirazlıtepe ve Ağı Dağı'dır. Bu alanlar, TÜMAD'ın Alamos Gold'dan devraldığı maden projelerinin tam kalbinde yer alıyor. Hazırlanan eylem planında, madencilik faaliyetleri ile rüzgar/güneş enerji santrallerine ulaşım için açılan ve genişletilen yollar, bitkinin yaşam alanlarını yok eden en büyük tehditler olarak listelendi.

Truva Kardeleni'ni yollar ve madenler yok ediyor

Çan ve Biga civarında denizden 250-600 metre yükseklikte çok dar bir alanda yetişen Truva Kardeleni'ni tehdit eden faktörlerin başında "Kritik" düzey ile yol açma ve genişletme çalışmaları gelmekte. Tür eylem planı raporlarına göre, bilinen iki lokaliteden birinin neredeyse yarısı geçmişteki yol genişletme çalışmaları sırasında yok olmuş. Bölgede giderek artan madencilik faaliyetleri de türün ve habitatının geleceği için "Yüksek" düzeyde tehdit oluşturuyor.

Biri koruyor diğeri yok ediyor

Devletin bir kurumu ormanları ve bu ormanlarda yaşayan nesli tükenmekte olan türleri korumak için "Eylem Planları" hazırlayıp bütçe ayırırken, diğer taraftan maden işletmelerine ve yol yapım ihalelerine onay verilmesi, bölgedeki ekolojik yıkımın ve kurumsal çelişkinin en somut kanıtı olarak karşımızda duruyor.

Ormanlar parsel parsel satıldı

Maden şirketlerinin elindeki toplam alan Çanakkale şehir merkezinin 8-10 katı büyüklüğüne ulaşmış durumda. Halkın ve ekoloji örgütlerinin yıllardır süren “Kaz Dağları koruma altına alınsın” çığlığına kulak tıkayan iktidar, Alamos Gold, Cengiz Holding, CVK Madencilik, Koza Altın, Park Teknik ve TÜMAD gibi şirketlere adeta bölgenin tapusunu devretti.

Kaz Dağı, uzun süredir yerli ve yabancı sermayenin kuşatması altında. Çanakkale merkezden Çan ve Bayramiç ilçelerine kadar uzanan 50 kilometrelik bir hat boyunca, devasa alanlar maden şirketlerine parsel parsel satılmış durumda.

TEMA Vakfının, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünden (MAPEG) elde ettiği verilere göre; Biga Yarımadası ve Kuzey Ege’yi kapsayan yaklaşık 1 milyon 700 bin hektarlık Kaz Dağları yöresinin yüzde 79’u (yaklaşık 1 milyon 294 bin hektar) maden ruhsatlarıyla kapatılmış durumda. Bu alan üzerinde tam 1634 adet farklı maden ruhsatı bulunmakta.

Çanakkale’nin binaları, caddeleri ve mahallelerinin bulunduğu şehir merkezinin yüz ölçümü yaklaşık 2 bin 500 ile 3 bin hektar civarında. Bu sayıyı, bölgedeki maden sahalarıyla yan yana koyarsak; CVK Madencilik’in tek başına elinde tuttuğu 8 bin 625 hektarlık alan bile Çanakkale şehir merkezinin yaklaşık 3 katı büyüklüğünde! Yani sadece bu şirketin ruhsat sahasına 3 tane Çanakkale şehri sığabiliyor. 5 ana şirketin (CVK, TÜMAD, Cengiz, Alamos, Koza) toplam ruhsat alanı kabaca 25 bin hektarı aşıyor. Maden şirketleri Kaz Dağlarında yaklaşık 8-10 adet Çanakkale şehir merkezi büyüklüğünde bir bölgeyi madencilik alanı olarak belirlemiş durumda.


© Evrensel