Madencilik değil ekstraktivizm: Sermayenin doğaya el koymasına karşı sınıf mücadelesi |
Gazetemizde günlerdir Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün (MAPEG) maden ihaleleri haberlerine yer veriyoruz. Birçok kez manşetten verdiğimiz bu haberlerde yüz binlerce hektarlık bir alanın maden şirketlerine devredildiği görülüyor. Kamuoyu tarafından da ciddi tepki ve tartışmalarla karşılanan bu ihalelere dair Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) açıklama yaparak, satılan ruhsat alanları yerine kazı yapılan maden sahalarının istatistiki verilerini (Türkiye yüz ölçümünün binde 1.8’i) paylaşarak güya haberleri yalanladı. Oysa durum bu algı yönetiminin istatistiki çarpıtmalarına sığmayacak kadar vahim!
Polen Ekoloji Kolektifi Üyesi Levent Büyükbozkırlı, MAPEG tarafından yapılan maden ihalelerinin yanı sıra, ülkemizdeki madencilik faaliyetlerinin çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreçlerini ve Taşınmaz Komisyonu kararı ile adrese teslim verilen ihalelerin izini sürdü. Büyükbozkırlı bu verileri tablolara dökerek il il haritalandırdı. Kolektif, ayrıca geçtiğimiz günlerde “Türkiye’de ekstaktivizmle mücadele” ve Adana’dan Zonguldak’a “Türkiye’de ekstarktivizm - kentler” raporlarını yayımladı. Bu iki rapor son yıllarda yaşanan maden talanını MAPEG’in resmi verileri ile kamuoyunun önüne serdi.
Büyükbozkırlı ile doğal kaynakların (maden, petrol, kereste vb.) işlenmeden veya çok az işlenerek, yüksek miktarlarda doğadan çıkarılıp küresel pazarlara satılmasına dayalı ekonomik model olan ekstraktivizmle ilgili raporları ve maden ihalelerini konuştuk.
‘Ekstraktivizm raporu’nu hazırlama fikri nasıl doğdu? Binlerce hektarlık ruhsat sahasını haritalandırırken kamuoyuna vermek istediğiniz ana mesaj neydi?
Polen Ekoloji olarak ekstraktivizm üzerine yürüttüğümüz çalışmalar, 13 Şubat 2024’teki İliç Katliamı’ndan sonra yoğunlaştı. “Yaşam altından değerlidir” kampanyasının ardından, 2025 baharında MAPEG ihalelerini incelemeye başladık. Maden ruhsat ihalelerinin hem nitelik hem de nicelik olarak aşırı seviyelere ulaştığını gördük. Temel mesajımız, hazırladığımız haritaları çevre örgütlerine ulaştırıp köylülerin acilen bilgilendirilmesini sağlamaktı. Zira yaşam alanlarının madene dönüşeceğini, geçim kaynaklarının yok edileceğini bilmek ve buna karşı direnmek kırsaldaki halkın en temel hakkıdır.
‘4 yılda 10 binden fazla saha ihalesiz devredildi’
Raporda Taşınmaz........