We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kuyruğa gir kuşa bak!

20 16 65
16.02.2019

Kemal Derviş’in 15 günde 15 yasasından başka, son 16 yılda da tarımı ilgilendiren çok sayıda yasa çıktı. Tohumculuk Kanunu, Üretici Birlikleri Yasası; Organik Tarım, tarım sigortası, Toprak Koruma ve Arazi Kanunu, Meralarla ilgili kanun ve benzeri yasalar, geçimlik üretimi sınırlandıran, küçük üretimdeki teşvikleri ortadan kaldırarak tarımın ve yapıldığı arazilerin büyük şirketlere açılmasını kolaylaştıran hukuk düzenlemeleriydi. Bunlara tarımla ilgili kurum ve kuruluşların kapatılması, üreticiye devlet teşvik sistemlerinin giderek kaldırılması eklenebilir.

Asıl işi inşaat, tekstil, enerji, halı, ev tekstili ya da teknolojisi, şekerleme, plastik, otomotiv, maden ve hatta turizm olan birçok şirketin tarım arazilerini kapatarak ekim-dikim ve hayvancılık işlerine de el atmasının yolu bizzat AKP hükümetleri tarafından açıldı. Devlet desteğini kaybettiği için ürününü satıp geçimini sağlayamaz duruma gelen küçük üreticinin de tasfiye sürecidir bu.

Tarladan pazara gelinceye kadar bir dizi ara aşamadan geçen “domates biber patlıcan”ın ekonomik krizin simgeleri haline gelişinin asıl nedeni aracıların yürüttüğü terör faaliyetinden değil, tarımı çökerten düzenlemelere imza atılmış olmasındandır.

Ne var ki yoksulluğu giderek derinleşen tüketicinin büyük kentlerde yaşayan kısmına, seçimlere kadar olmak kaydıyla açılan tanzim satış noktaları, bunun medyadaki “algı” tertibatı; tarımı çökerten süreçle hiç ilgili değilmiş gibi durur. Kuyrukta saatlerce bekleyenlerin şükrü de şaşırtıcıdır. Devletin, fiyatları artıran aracılara ayar çekmek suretiyle yoksulları koruduğu, “millet”i yalnız bırakmadığı mesajı her şeyin üstünü örtmüştür.

Krizin tek başına........

© Evrensel