menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Bayrak’la aldatmak

51 1
23.01.2026

Ulusun çok uzak tarihlerden gelen köküyle sonsuza uzanacağı varsayılan geleceğini; zaferler, değerler ve ortak bir kader ile birbirine bağlayan bayrak, nüfusun türdeş ideallerle birleşmesinin sembolüdür. Bayrağın gücü ve büyüsü, “kederde ve kıvançta ortaklaşmış” bir ulus duygusunu üretmesini mümkün kılan mistifikasyona açık olmasından gelir. Onu makine yapımı bir bez parçası olmaktan çıkaran şey, yoğunlaşmış kolektif duygunun an be an yüzeyine işlenebilmesinden gelir.

Bayrak milliyetlerin varlığından önce de vardı. Kabilelerin, Ortaçağ sülalelerinin arma taşıyıcısı, savaş ve fethin yoldaşı ve neredeyse uğruna ölünecek amacı hep oydu. Bayrak için ölmek, vatan kavramı ortaya çıkmadan önce de, başka yurtları haraca bağlamak için sefere çıkan feodal beylerin, haçlı seferlerini kutsayan papanın kutsal gördüğü bir mertebeydi. Yaşama olduğu kadar ölüme de özel bir anlam yükleyen bayraktı. Esasta kralların servetine servet katılsın diye, ama yaratılan mite göre onun uğruna ölünecekti.

Tim Marshall “Uğruna Ölünen Bayrak” kitabında ‘anlamı, bakanın gözü kazandırır’ diye yazıyor. Son tahlilde böyle olsa da ulusun tek bir göz haline gelmesi o kadar kolay bir durum değildir. Yekpare bir bütün olmayan ulusun; sosyal sınıflar, etnik gruplar, cinsiyetler, çıkarları birbirinden ayrışan cemaatlerden oluşan parçalarını, aralarındaki gerçek çelişkilere ve çatışmalara rağmen aynı anda aynı şeyi görür hale getirmek için yoğun bir politik mesai harcayan yönetici sınıf, teb’asına emanet verdiği kendi bakışını hiçbir zaman geri almak istemez. Çünkü bayrak onların bakışında kendi bütün rezilliklerini daha yüce idealler adına örtebilen, iç ve dış düşmana karşı bilenen nefretin, toplu linçlerin gerekçesi olarak gösterilebilen, bölünmüş bir toplumu gönüllü kullukta birleştirmeye yarayan bir şey haline gelir. Her kritik dönemde açılan bayrak egemenliğin kutsanması, ulusun ortak bir keder ve........

© Evrensel