We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Tüh! aksilikler… ve müjde…

17 4 18
25.08.2020

17 Ağustos 1999 depremi müthişti. İstanbul da sallanmıştı. Ancak asıl felaket Yalova Körfezi ve çevresindeydi; başta Derince ve Gölcük, Kocaeli ile Yalova ve Adapazarı büyük ölçüde yıkılmıştı.

Ertesi günü deprem bölgesine ilk gidenlerdendim. İstanbul Belediyesinden aldığımız yardım izin kağıdı ve eski bir ambulans şoförü olan arkadaşımızın kullandığı minibüsle bölgedeydik. Emek Partisinin birkaç gün içinde kuracağı Emek Çadır Kenti için yer bakıyorduk. Hemen tümünü dolaştığımız yerleşim yerleri artık büyük ölçüde yoktular ve tanık olduğumuz görüntüler dayanılır gibi değildi.

İlginç olanı, yükselişte olan siyasal İslamcılığın militanlarının Gölcük’te ellerinde sopalarla yolları kesip yüksek sesle depremin suçunu ilçedeki denizcilerin dinsizliğine yoran ajitasyon yapıyor olmalarıydı. Baldırı çıplak Aczmendileri, şeyhleri değnekli Müslüm Gündüz’ün iğfalciliği iddiasıyla manşetleri süsleyen Fadime Şahin’iyle “postmodern darbe” olarak anılan 28 Şubat’ın ardından çok geçmemiş ve elinde kadehiyle darbenin sürükleyicilerinden deniz kuvvetleri komutanı unutulmamıştı. Deprem onların yüzündendi!

Sonra AKP hükümeti döneminde kaç deprem oldu. Onun kadar yıkıcı olmasalar da bu depremlerde nice nice canlar göçüp gitti. Kimsenin aklına, suçu, AKP ve örneğin faizciliği dolayısıyla az Müslümanlığına atmak gelmedi. Oysa az mı borç alıp faiz yükünü........

© Evrensel


Get it on Google Play