Taraftarlık illüzyonu

Futbol, Türkiye’de bir spor olmaktan çok bir kaçış, sığınma ve kompleks giderme aracı. Gündelik hayatında kendisini değersiz ve güvencesiz hisseden milyonlarca insan için kulüp taraftarlığı, var olduğunu hissetmenin en kolay yolu.

Tuttuğu takım kazanınca kendisinin de kazandığını zanneden, rakip takımları aşağılayarak üstünlük sağladığına inanan ve bu şekilde hayatının en büyük mutluluğunu yaşadığı illüzyonuna kapılan milyonlarca taraftar var.

Kendi hayatlarındaki eksikliklerden, yoksunluklardan kaynaklanan sıkıntılarını, yeşil sahada kazanılacak bir “zaferle” giderebileceklerini sanıyorlar. Bu yüzden transferde harcanan ve hayal bile edemeyecekleri kadar yüksek rakamları kendi paraları gibi savunuyor, böylesi harcamalar yapabilen kulüpleri adına büyük gurur duyuyorlar.

Taraftarlar, özellikle de fanatik taraftarlar endüstriyel futbolun baş itici gücü. Ne kadar çok fanatik taraftar varsa endüstrinin çarkları o kadar kolay döner.

İnsanlar, özellikle medyanın duygusal söylemleriyle romantize ettiği taraftarlık olgusu üzerinden kolayca bu tuzağa düşüyor. Endüstriyel........

© Evrensel