Marks’ın ilk manifestosu |
“Meslek seçerken bizi yönlendirmesi gereken ana rehber, insanlığın refahı ve kendi yetkinleşmemizdir. İnsanın doğası öyle bir yapıdadır ki, kendi yetkinleşmesine ancak başkalarının yetkinleşmesi ve iyiliği için çalışarak ulaşabilir… Sadece kendisi için çalışacak olursa, belki ünlü bir düşünür, büyük bir bilge, mükemmel bir şair olabilir, ancak asla yetkin, hakikaten büyük bir insan olamaz… Yaşamda her şeyden önce insanlık için çalışabileceğimiz bir konum seçmişsek, hiçbir yük belimizi bükemez, çünkü bunlar herkesin yararı uğruna yapılan fedakârlıklardır; o zaman küçük, kısıtlı, bencil sevinçler yaşamayız ama mutluluğumuz milyonlara ait olur, yaptıklarımız sessizce ama sonsuza kadar yaşamaya devam eder ve küllerimizin üzerine soylu insanların sıcak gözyaşları dökülür.”
Karl Marx henüz 17 yaşındayken okulda yazdığı meslek seçimi konulu bir kompozisyonda kaleme aldığı bu ifadeler daha sonra kuracağı büyük teorik yapının kavramlarını değil ama yönünü çok açık biçimde ortaya koyuyor. Ortada henüz sınıf mücadelesi yok, kapitalizm eleştirisi yok, tarihsel materyalizm yok ama insanın nasıl bir varlık olduğu, amacının ne olması gerektiği ve nasıl bir hayatın anlamlı sayılabileceği üzerine güçlü bir sezgi söz konusu.
Marks’ın ilk manifestosu diyorum ben bu sözlere… Evet “ilk manifesto” demek biraz iddialı ama çok da yanlış sayılmaz gibi geliyor bana… Biraz yakından bakalım…
Metnin merkezindeki fikir basit ama........