AI yayıncılara karşı

Geçtiğimiz hafta sonu Ankara’da Kültür Bakanlığı tarafından Türk Dünyası Yayıncılık Kongresi toplandı. Kongrede altı başlık altında komisyonlar kuruldu. Sektörel yapı, yayın hukuku-fikri haklar ve telif alışverişi, içerik geliştirme ve ürün, ortak alfabe ve dil, yayıncılık standartları ve derleme, çeviri ve çeviri destekleri komisyon konuları idi.

Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) da yazarları temsilen Yayın Hukuk, Fikri Haklar ve Telif Alışverişi Komisyonunda yer aldı.

TYS’nin katıldığı komisyonda çoğunlukla bürokratlar ve yayıncılar vardı. Yerli katılımcılar dışında Azerbaycan ve Kazakistan temsilcileri de vardı. Yayıncılar daha çok Asya ülkelerine nasıl kitap ve telif satarız kaygısında idi. Azerbaycan ve Kazakistan ülkelerindeki bu alandaki hukuki ve pratik gelişmeleri anlattılar.

TYS de yayın dünyasındaki tekelleşme, yazarların çoğunun kitaplarını bastıracak yayınevi bulamaması, telif ücretlerinin düşüklüğü, korsan yayın, intihal, yazarlar aleyhine uygulanan telif sözleşmelerinden söz ederek; dijital yayıncılık, ve yapay zeka olanaklarından yararlanarak yayın tekellerinden kurtulma, herkesin edebi eserlerini yeni teknolojiden yararlanarak okuyucuya iletebilme olanakları ve matbaa, kağıt masrafı, yayıncı ve dağıtımcı masraflarının azaltılarak son teknoloji ile yazardan okuyucuya doğrudan ulaşma olanakları üzerine öneriler getirmeye çalıştı. Yayıncılar yapay zeka ve dijital yayıncılıktan korkuyorlardı. Meslekleri ve kazançları tehdit altında kaygısı görülüyordu yayıncılarda. Bazı yayıncılar yapay zekadan stok, dağıtım, muhasebe işlerinde yararlanabileceğini söyledi.

Tartışmaların sonunda “Yapay zeka kapitalizme karşı mı? Bilgi para ile satılamaz sloganı gerçekleşiyor mu? Çevirmenlik ve editörlük mesleği ortadan kalkıyor mu?” esprileri yapıldı.

Yapay zeka kapitalizmle ilgisi konusunda şunları söylüyor: “Tarihte ilk kez sosyalizm teknik olarak mümkün hale geliyor. Yapay zeka ile çok daha az emekle çok daha fazla üretim yapılabilir. Planlama, lojistik, üretim, dağıtım algoritmalarla optimize edilebiliyor. Bolluk evrensel temel geliri (komünizm) olanaklı kılar, kısa çalışma mümkün olur, sosyal devlet güçlenir. Eğer bolluk üretilebiliyorsa neden hâlâ eşitsizlik var. İşçi sınıfı devrim yapabilir. Ama kritik engel teknoloji değil mülkiyet ilişkileri. Yapay zeka kapitalizme karşı değildir. AI, bir teknoloji ve araçtır. Kendi başına ideolojik bir duruşu veya karşıtlığı yok. Nasıl kullanıldığına göre etkileri şekillenir. Buhar makinesi, elektrik, bilgisayar gibi. Kapitalizme de yarar sağlayabilir; verimlilik ve kâr artar, maliyet düşer, otomasyon rekabet avantajı getirir, tüketim ve büyüme artar.

Bazı Marksistler de üretici güçleri inanılmaz hızlandırırken, üretim ilişkilerini zorluyor (özel mülkiyet, kâr için üretim) diyor. Ve kapitalizmin yeni mezar kazıcısı AI diyor.

AI, yayıncılardan daha iyimser. Devrime ve sosyalizme bir faydası olur mu? Bu önümüzdeki günler daha fazla tartışılacak ama yapay zeka ve dijital yayıncılık eser sahiplerine, yaratıcı yazarlara faydalı olacak. Yakın bir gelecekte yazarların büyük çoğunluğunu teşkil eden eserini yayımlayamayanlar, yayıncılar tarafından reddedilenler, horlananlar eserlerini binlere, milyonlara ulaştırabilecek. Ne yaparlarsa yapsınlar bilgi daha ucuz hatta parasız ve kolay erişilebilir olacak. Edebi eserlerin okuyucuya ulaşmasında aracılar azalacak, kalkacak. Çeviri ve yabancı eserlere ulaşma çok kolay olacak. Okul eğitiminin yerini makine eğitimi alacak, eğitim yaygınlaşacak ve parasız hale gelecek.

Ben yayıncı olsam ben de korkardım doğrusu.


© Evrensel