We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yoksulluk üzerinde yaşatılan iktidar

15 12 1
14.05.2022

Burjuva siyaset teorilerinde genellikle iktidarın başarısı halka sağladığı mutluluk ile ölçülür. Toplumuna varsıllık getiren ve ülkesine uluslararası arenada saygınlık kazandıran siyasi iktidarların başarılı olduğu görüşü burjuva iktisat teorisinin ideolojik yaklaşımıdır. Bu yaklaşım bilimsel değil, yapay kılıf gibi toplumlara giydirilen ideolojik görüştür. Geçtiğimiz hafta zevkle ve bir mensubu olarak gururla izlediğim 45. İktisatçılar Haftası’nın konusu bu sorunsal üzerine inşa edilmiş idi: “Dünyada ve Türkiye’de Radikalleşen Sorunlar". Sorunların radikalleşme sebeplerinin, gerek yerel gerek küresel kapitalizm bağlamında ele alındığı iki günlük konferansta çok çeşitli fikirler tartışılırken, kafalarımızda da yeni fikirler oluştu.

Yoksulluk siyaset alanında değil, ekonomi alanında oluşan bir sorundur. Diğer bir deyişle, yoksulluk iktisadi sürecin doğal sonucu ise, çözümü de iktisadi sürecin değişiminde aramak gerekirken, meseleyi siyaset alanında irdelemek, burjuva iktisadının en tipik açmazıdır. Şöyle ki, sosyal demokrasi politikalarında net şekilde görülebildiği üzere, siyaset ile iktisat alanlarının ayrıştırıldığı ve üretimin birinci alana hapsedilip, dağılımın ikinci alanla taşındığı durumda geçici süre için ve ancak kısmi çözüm sağlanabilir, fakat kalıcı ve yaygın çözüm söz konusu olamaz. Bunun sebebi, ekonominin gerek kaynak yaratarak, gerek kaynak kullanımını denetleyerek siyaset alanına başat olmasıdır. Kaynak kıtlığı durumunda siyasetin de yapabileceği fazla bir şey olmayabilir. Devamlı gelir dağılımı üzerine yoğunlaşan bir siyasi yapı, dağıtılacak kaynakları üreten yatırım alanını ihmal etmiş olacağından bir süre sonra dağıtılacak kaynakların kıtlığı ile karşı karşıya gelir, kısacası devamlı gelir dağılımı politikaları siyasetin kendi ayağına kurşun sıkması politikasından başka bir........

© Evrensel


Get it on Google Play