We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sözleşmeli öğretmen olur mu?

25 12 36
25.06.2022

Kocaman bir “Kesinlikle hayır, olmaz, olamaz!”

Ne hikmettir ki, Türkiye’de her yanlışta olduğu gibi, inatla bu yanlışta da ısrar edilmektedir.

Siyaset makamlarını işgal eden zevata şöyle bir soru soralım: “Siz tıraş olurken dahi nasıl bir elemanın önüne oturursunuz ya da oturmak istersiniz? İşe yeni başlamış, yani deneyimsiz bir elemana en çok bir hafta sonra uzayarak eski halini alacak saçlarınızı emanet eder misiniz?” Bir de şunu sorayım: “Gözünüzden sakındığınız çocuğunuzu, okula başlarken yeni atanmış ve deneyimsiz bir öğretmene mi, yoksa deneyimli bir öğretmene mi emanet etmeyi yeğlersiniz?” Şimdi, sayın siyasiler, bu soruların yanıtına göre lütfen kafanızı önünüze alın ve bir kez değil, bin kez düşünün. Düşüncenize bir de bizzat size ait olan şu ünlü “çıraklık dönemi” ve “ustalık dönemi” gibi siyaseti piyasalaştırma söylemlerini katın, bakalım nasıl bir sonuca ulaşacaksınız! Bir de gazetelerde iş arama ilanlarına bir göz atın; elemanda aranan en önemli vasıf nedir, sizce? Deneyim ya da iş tecrübesi değil mi?

Öğretmenlik; her meslekten çok farklı olarak, uzun ve ancak iş üzerinde kazanılabilecek deneyim ve çok özel bilgi birikimi gerektiren bir meslek, hatta düşünme ve aktarma yeteneği veya sanatıdır. Bir öğretmen salt bilgi aktarmaz, bu iş kitaplar okunarak da yapılabilir. Öğretmen, bilgiyi aktarırken, onun karşı insanın beyinsel ya da zihinsel yapılanmasında bazı özümseme mekanizmalarını harekete geçirerek, aktarılan bilgiyi kendi fikrine ya da telifine dönüştürecek şekilde gerçekleştirerek bireyin beyinsel yapılanma kazanmasını sağlar. Kısacası, öğretmen beyin yıkama........

© Evrensel


Get it on Google Play