We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sorunu ucundan tutmak

14 8 9
16.02.2019

Karşılaştığımız her sorunu ucundan tutmak ya da son kertede ele almak ulusal huyumuz olsa gerek! Zira bakıyorum ki, ekonomiden siyasete dek hemen her konuyu ve her sorunu, yumurta kapıya gelince sıkışık şekilde bir hamlede ve güncel politikaya malzeme olarak ele alıyoruz. Dolayısıyla meseleleri çözmede de fazla başarılı olamıyoruz. Oysa hiçbir konu ya da hiçbir sorun bir anda ortaya çıkmaz; bir zaman sürecinde gelişir ve en akut durumda kendisini hissettirir. Selüloz ve kâğıt fabrikalarını kapatıyoruz, sonra kâğıt sıkışıklığına giriyoruz ve ithal ediyoruz. Devlet elini çiftçiden çekiyor, çiftçiyi tüccara teslim ediyor, sonra da temel gıda maddelerini ithal etmeye başlıyoruz. Hayvancılığı bitiriyoruz, sonra da yükselen et fiyatları karşısında onu da ithal etmeye başlıyoruz. Acaba ihracatçı ülkelere sorup da öğrensek mi, nasıl oluyor da kendi tüketimlerini karşıladıktan sonra ürün fazlalarını bir de bize ihraç ediyorlar!

Özelleştirmelerin en yoğun tartışıldığı dönemde devlet özel sektör alanına girmesin derken, şimdi ağır sanayi de değil, esnaf düzeyinde ticari faaliyette bulunmayı kendine yediriyor. Fiyat istikrarının sağlanması bağlamında karaborsa, ihtikâr ya da herhangi bir sebepten dolayı oluşan aşırı fiyat düzeyini denetlemek devletin görevidir. Bu görev fiyat denetimleri ya da baskılamalarla değil de, ürün arzına müdahale yoluyla, yani devlet bizzat üretim ve ticaret de yapabilir. Devletin bu görevi teoride “rekabetçi piyasalar yaratmak” olarak........

© Evrensel