NATO: Haksız güçlünün mü, haklı güçsüzün mü savunma örgütüdür? |
NATO ABD demekse, geçen günlerde yapılan Ankara toplantısı taraflarından Türkiye mi, yoksa ABD mi yararlı çıktı? Bu sorunun yanıtı kolay. Fakat yanıtı verebilmek için önce NATO’yu ABD ile özdeş saymamız gerekiyor. Bu özdeşlik varsayımsal bir durum değil, fiili durumun tam da kendisidir. NATO’nun merkezi ABD’de olmadığı halde, bir anlamda beyin ve güç merkezi ABD’dir. Hal böyle olunca, Türkiye ve ABD’nin karşılıklı konumlarının tartışılabilmesi için iki ülkenin müzakerelerdeki karşılıklı konumu ve kozlarının masaya yatırılması gerekmektedir.
Şu hale göre birinci meselemiz, Türkiye’nin temel meselesi başta F-35 projesine dahil edilmek olmak üzere, bazı motor aksamı, savunma sistemleri gibi savunma endişesi ile gündeme taşınan maddelerden oluşmaktadır. Buna mukabil Trump’ın ABD adına Türkiye’den olası talepleri, açık edilmemiş olmakla beraber (mahremler açık edilmez!), Ortadoğu’da İsrail’in güvenliği, İsrail’in güvenliği ve ABD’nin Ortadoğu ayağı olarak bir Kürt devleti oluşumu, Türkiye’nin Ortadoğu ve Avrupa savunmasına katkısı (Mehmetçik en önemli ihraç kalemimizdir!), Kıbrıs meselesi ve Kuzey Kıbrıs’taki askeri birliğin çekilmesi gibi konular olabilir.
Şimdi bu konuları bir arada ele aldığımızda, Türkiye’nin savunma ile ilgili bazı talepleri, Ortadoğu dengesini Çin ve Rusya lehine kaybetmek istemeyen ABD’nin işine gelir, fakat bu durum Türkiye’nin özerkliğine darbe olduğu kadar, ülke aleyhine pahalı pazarlıkları da gündeme taşır. ABD’nin Türkiye hayali, ABD direktifinde hareket eden, İsrail ve Kıbrıs konularında ABD ve İsrail’in örtülü ve açık taleplerinin tereddütsüz yerine getirilmesi, Yunanistan ve İsrail karşısında aşırı silahlanmaması, ABD’nin ayağının NATO gölgesinde ya da müstakilen Türkiye’den kovulmaması, kısacası Türkiye’nin uluslararası ilişki ve savunma konularında kendi kararını özgürce vermek........