menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünyamızı terk eden değerler

35 0
04.07.2026

Her insan; ister yaratıcının eseri deyin, ister doğanın doğal yansıması deyin, başlı başına bir değerdir. Ondan dolayıdır ki, her ölüm dünyamızdan bir değerin başka bir değerle yer değişimini ifade eder. Ne var ki, insanoğlu için olayı bu bütünsellikte algılamak her daim olanaklı olmadığından, her kayıp, yeryüzünden bir değerin kayıp gittiği şeklinde algılanır. İşte ben ve dostlarım için dün böylesi bir acılı gündü; zira dün Sayıl Cengiz Gündoğdu Hoca’yı Okmeydanı Cemevi’nden uğurladık. 

Tüm kayıplarda hep aklıma şöyle bir dize gelir: “O tâbut-u summ u ebkem!” Ünlü şair Abdülhak Hamit’in olduğunu bildiğimiz bu dize “susarak hitab eden” anlamındaki ifadesiyle bize çok şey anlatır. İşte, dün Cengiz Hoca’nın tabutunun başında bu sözcük bana ve tüm talebelerine çok şey anlatıyordu. Bu ifadeyi diğer bir benzetmeyle bütünleştirirsek daha bir anlam kazanıyor. O da şudur: “Alimin gölgesi uzun düşer.” Doğrudur; zira, alim kişi etrafa yaydığı ışıkla, kitaplarıyla etkilediği insanlar üzerinden etkisi hem daha çok insana ulaşır, hem de daha uzun süre devam eder. Ancak, bu ifadeyi, şeyh-mürid köleliğinde anlaşıldığı üzere, alimin kölesi olacak şekilde tapınma olarak algılamamak gerekir. Alimin çevresine saldığı gölge, çevreyi köleleştirici değil, tam tersi, hatta alime karşı sorumluluk ve saygı ifadesi olarak, elde edilen ilk bilgi ve fikirlerin üzerinde gerekli işlemlerin yapılıp, davranışsal olarak aynen hocanın başlatmış olduğu gibi, bir tür zincirleme etkisiyle, sağlanan fikri geliştirip etrafa yaymaktır. Zira donmuş her bilgi geri kalmışlık sebebidir. Oysa, bilgili olmanın özünde aydınlanma ve ileriye yönelme ruhu saklıdır. Ondan dolayıdır ki, bilgi kurumlarında şeyh-mürid cehaleti olamaz, amir-memur zihniyeti barınamaz; ondan dolayıdır ki, üniversite ve bilim kurumlarında tapınma olamaz, zira böylesi merkezlerin kurum olarak özerk, kurumda çalışanların ise doğal olarak da özgür olmaları gerekir.

Cengiz Hoca, bir gün ünlü “İnsancıl” dergisinde basılmak üzere tüm ilgili okurlardan ve bu arada benden de “Ben kimim” başlıklı bir yazı istedi. Hani, Aziz Nesin’in “Ben neyim?”........

© Evrensel