We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Alman hocalara vefa

22 18 1
28.05.2022

Hitler’in Almanya’da estirdiği faşist rüzgarı üniversite sisteminde büyük tahribat yaratmış ve Avrupa’nın en güçlü akademik yapısını uzun yıllar toparlanması olanaksız şekilde dağıtmıştır. Faşizmin en büyük düşmanı bilim ve aydınlık olduğundan, güç kazanan faşizm ilkin kendi can düşmanını çeşitli yollardan güçsüzleştirmeye ve kendine ram etmeye yeltenir. Böylece hem düşmanını zayıflatmış, hem de içini kemiren cahilliğini bastırmış olur. Yunan felsefe geleneğinden sonra en önemli felsefe geleneğinin yeşermesini yaşamış, Kant, Hegel gibi tarihe mal olmuş filozoflar yetiştirmiş olan Almanya, ne yazık ki, Hitler gibi tarihsel koşulda sahneye çıkma fırsatını eline geçirmiş olan bir cahil faşiste alan açabilmiştir. Daha da acı olan şudur ki, Martin Heidegger gibi ekol oluşturmuş bazı felsefe ve bilim insanları da Hitler faşizmine destek vermiş, Türkiye’deki “yetmez, ama evet” aymazlarının yaptığına benzer şekilde despotik gelişme sürecine odun taşımıştır. Bununla beraber, Alman bilim insanlarının üstün cesaretini de teslim etmek zorundayız. Örneğin, üniversite üzerindeki, Nazi baskısını yandaşlıkla savunmaya çalışan teslimiyetçi Johannes Stark ve diğer bazı bilim insanları kendi camiası içinde dışlanmış ve yalnız kalmışlardır. Despotizme yönelen her ülkede Hitler Almanyası’nda yaşanan böylesi insanlığa umut vadeden mücadeleler okunmalıdır. Hitler Almanyası’ndan çeşitli ülkelere göçmüş akademisyenlerle ilgili bir belge mevcuttur: Vor Fünfzig Jahren: Die Emigration deutschsprachiger Wissenschaftler 1933-1939, Geselschaft für Wissenschaftsgeschichte Münster.

Konuyu dağıtmadan basiretli bir memurun öz güvenine dayalı inanılmaz cesaretinin insanlık için nasıl yararlar sağladığı, zulme boyun eğmeme konusunda doktora tezi niteliğinde bir örnektir. İlgili programlarda izlemiş olan değerli okurlarımız da görmüşlerdir ki, Hitler Almanyası’ndan ABD’ye göç etmek isteyen Albert Einstein’in ABD’ye ilhakı görüşmelerini sürdüren ABD’li yetkilinin Einstein’e bir komünist teşkilata üye olup olmadığını sorması ve bundan böyle bu tür kuruluşlara üye olmayacağı konusunda söz vermesini istemesi ve vizeyi bu koşula bağlaması karşısında, Einstein’in bilimsel düşünce sistemine bağlı bir insanın böyle bir taahhüde giremeyeceğini söylemesi üzerine, tüm sorumluluğu alarak, yetkilerini de aşarak Einstein’e vize vermesi birçok kişinin yaşama........

© Evrensel


Get it on Google Play