menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

15-16 Haziran bugünün işçilerine ne diyor?

25 0
monday

İşçi sınıfımızın 15-16 Haziran’da sembolleşen mücadelesinden öğrenmeye devam ediyoruz.

Ülkemiz işçi sınıfının görkemli eylemi olan 15-16 Haziran eylemini 56’cı yılında bir kez daha anıyoruz. Evet, yarım yüzyıla yakın bir zamandan beri 15-16 Haziran günlerinin içinde yer aldığı hafta içinde ileri işçiler, mücadeleci sendikacılar ve sınıf partisi başta olmak üzere emek mücadelesinden yana her çevre 1960’lı yıllarda 15-16 Haziran’a gelen işçi sınıfı mücadelesinin bugüne ışık tutmaya devam eden derslerini tartışıyorlar.

Dönemin işçi sınıfı mücadelesinin başlıca özellikleri

Evrensel’in düzenli okurları dönemin işçi sınıfı mücadelesi hakkında elbette bilgi sahibidir. Ama yeni okurlar ve meraklıları için 15-16 Haziran’da temsil olunan dönemin mücadelesinin özelliklerine burada kısaca da olsa göz atmak faydalı olacaktır.

Bu özellikleri kısaca şöyle özetleyebiliriz:

1-) Sınıf iş birlikçisi sendikacılığa karşı sınıf mücadeleci bir sendikacılık anlayışı: DP ve CHP’nin sendika bürolarının aktif katılımıyla 1952 yılında kurulan Türk-İş; İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünyanın ABD patronluğunda kurulan emperyalist sistemin ihtiyaçları doğrultusunda antikomünist, sınıf iş birlikçisi bir sendika merkezi olarak kuruldu. Sendika yöneticileri ABD’ye götürülerek eğitilip organize edildi. ‘50’li yıllar boyunca da iki eylem yaptı Türk-İş. Bunlardan birisi “komünizmi telin mitingi” öteki ise “Kıbrıs Türk’tür Türk kalacak mitingi” idi. Türk-İş kendi özelliğini ise; “partiler üstü sendikacılık” ya da “siyaset üstü sendikacılık” gibi Amerikan sendikacığının Türkiye versiyonu olarak ilan etti! Bu tutumuyla övündü. Ama ’60’lı yıllarda dünyada neler olduğunun fark etmeye başlayan işçiler Türk-İş’in bu tutumunu “sınıf iş birlikçisi sendikacılık”, “sarı sendikacılık” olarak ilan ederek, Türk-İş’ten DİSK’e geçen bir mücadeleyi sendikal hareketi de “sınıf mücadeleci bir sendikacılık” çizgisine taşıdılar. DİSK’in kuruluşuyla başlıca sanayi merkezlerine de yayılan anlayış, pratikte işçinin işçiyi örgütlediği, kendilerinden önce mücadele etmiş işletmelerdeki işçilerden ve komşu fabrikalardaki işçilerle dahası etrafındaki emekçi semtlerindeki halkla sıcak dayanışma içine giren bir mücadele anlayışıyla hareket........

© Evrensel