We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türkiye gözlem noktalarını niye taşıdı?

85 18 19
22.10.2020

İdlip bir kez daha ısınmaya başladı.

Bir süredir İdlip konusunda Şam’ın huzursuzluğunu, kısa süre önce Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un Şam’a yaptığı sürpriz ziyaretini ve yansımalarını izliyorduk.

İdlip’e yönelik 2 yıldan uzun süredir aşama aşama gerçekleştirilen askeri operasyonlar silsilesinde yeni bir dalganın başlayacağına dair birçok sinyal de geliyordu.

Geçtiğimiz ocak-şubat aylarında gerçekleşen ve TSK ile Suriye ordusunu karşı karşıya getiren, TSK’nin uçaklarla vurulduğu operasyon İdlip sürecinde keskin bir viraj olmuştu.

O operasyonla Suriye ordusu Rusya’nın hava desteği ile meşhur M-4 ve M-5 Karayollarının kesiştiği Serakib’e kadar ulaşmıştı.

O dönemde de ne yazık ki alışık olduğumuz yüksek perdeden birçok açıklama geldi Türkiye’den. Ancak yoğun bir Ankara-Moskova diplomasi tırafiğinin ardından Suriye ordusu kontrol altına aldığı bölgelerde kaldı. M-4 ve M-5 Karayollarının güvenliğinin sembolik de olsa Türk-Rus devriyeleri tarafından sağlanmasını öngören bir uzlaşmaya varıldı.

İdlip’e yönelik yeni bir operasyon beklenirken neden aylar öncesindeki süreci hatırlama ihtiyacı duyuyoruz? Çünkü, o sürecin en önemli sonucu TSK’nin bazı gözlem noktalarının Suriye ordusunun elindeki bölgelerin içinde kalması oldu. Bu gözlem noktalarına Suriye ordusu doğrudan saldırmayı göze alamayacağı, Rusya buna göz yummayacağı için o dönemde Türkiye açısından en önemli ve tek kazanım bu oldu. Aslında gözlem noktalarının çatışma bölgesinin dışında kalması........

© Evrensel


Get it on Google Play