Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!
ABD Başkanı Donald Trump ticari ve diplomatik fetihler için çıktığı Çin seferinden sadece eli boş dönmedi, aynı zamanda Amerikan yıldızının söndüğüne dair bir hatırlatmayla ayrıldı.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Trump’ın kelime dağarcığının kolayca alamayacağı “Tukidides Tuzağı’na düşmeyelim” emsaliyle hegemonyalar arasına çeper dikti.
Bu çeperin yükseldiği birincil sınır Tayvan. ABD’den beklenen “Tayvan’ın bağımsızlığına destek vermeme” yönündeki tutumun, “Tayvan’ın bağımsızlığına karşı çıkma” yönünde değişmesiydi. Ki Pekin’in önerdiği ‘ilişkilerde stratejik istikrar’ yani ‘kontrol edilebilir rekabet’ kurulabilsin.
Kırmızı çizgilerin parlamasındaki yakıcı unsur, liberal demokratların dümeninde bağımsızlıkçı bir gündemle Tayvan’ın ABD’ye 14 milyar dolarlık silah siparişi vermesiydi.
ABD, Tayvan kozunu elinden çıkarmak istemiyor ama Çin’in yükselişte, kendisinin de düşüşte olduğu bir denklemden sıyrılmak için artık bir yol ayrımına geldiğini anlıyor. İki büyük ekonominin birbirine olan ihtiyacı siyasi kozların kullanım değerini düşürüyor. Mesela Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki tekeli ileri teknolojilerdeki rekabette ABD’ye kaybettiriyor. Trump tarife terörüyle ticaret dengesini kurmaya çalışırken Çin, Afrika ülkeleriyle gümrükleri sıfırlayarak uçurumdan aşağıya süzülen Amerikan paraşütünde delikler açıyor. Trump bu sefer olduğu gibi Çin’den eli boş dönmemek ve saygı görmek için kendi kurulu düzeninin parametrelerini de aşındırmak zorunda. O yüzden Pekin’den dönüşte “Çin çok büyük. Tayvan çok küçük. Düşünün; orası Çin’e sadece 59 mil uzaklıkta. Biz ise 9 bin 500 mil uzaktayız. Zor bir problem. Tayvan bizim çip endüstrimizi çaldı. Çinliler bu yerin bağımsız olmasını istemiyor. İhtiyacımız olan son şey 9 bin 500 mil ötede bir savaş” dedi. Bu sözler Tayvan’ı desteklemek ile Tayvan’ı savunmak arasındaki ‘stratejik belirsizlik’ politikasından esaslı bir sapmaya işaret ediyor.
Zorlanıyor çünkü Çin’e kendi koşullarında Nvidia’nın çiplerini satamıyor. Nadir toprak elementlerinde kısıtlamaları kaldırtamıyor. 200 uçak alımını başarı saysa da sipariş beklentinin sadece yüzde 40’ına denk geldiği için Boeing’in hisselerinde yüzde 4.8 düşüşe neden oluyor.........
