Küresel haydutluğun günlüğüne düşülen birkaç satır |
Trump yönetimi küresel haydutluğun kitabını yeniden yazıyor. Zorbalığın kendine bulduğu cafcaflı tanım da ‘Güce dayalı barış.’
Filistin’den Lübnan’a, Suriye’den Irak ve İran’a uzanan hatlarda saldırgan politikaları katmanlar halinde izliyoruz. İsrail ile ABD yer yer yöntem, kapsam ve zamanlamaya dair anlaşmazlıklar yaşasa da dehşet ikili bölgede kirletilmemiş toprak ve çiğnenmemiş irade bırakmama hedefinde birleşiyor.
Trump’ın Gazze’deki soykırımdan dünyanın şımarıklarına bir emlak cenneti yaratma planı, İsrail’de “ABD Gazze’yi devraldı, İsrail’e sadece öldürme özgürlüğü kaldı” diye yakınmalara yol açıyor. Ama Washington bunu Yahudi devletinin suçlarını temize çeken ve güvenliğini garantileyen bir iyilik olarak kara deftere yazıyor.
İsrail’in Hizbullah’la ateşkesi bir yılda en az 10 bin kez ihlal etmesi ve son olarak geçen hafta Lübnan’ın tarımsal topraklarını zehirleyen kimyasallar atması da Amerikan teminatıyla suç işleme özgürlüğüne giriyor.
İsrail’in ana tedarikçisi ve koruyucusu tarafından sınırlandırıldığı çizgi, “önce İsrail” ilkesinin “önce Amerika” ilkesini tepelediği yerlerde başlıyor. Gazze, Lübnan ve Yemen’deki ateşkes İsrail’e sonsuz desteğin Amerikan çıkarlarından yemeye başladığı aşamada devreye girdi.
Aynı şekilde IŞİD ve El Kaide eskileriyle Suriye’yi Orta Doğu’da Amerikan düzenine transfer ederken İsrail’in tampon planları için azgınlaşan saldırganlığına gem vurması da ‘önce Amerika’ ilkesini bir basamak yukarı itme ihtiyacından kaynaklandı.
Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye gibi aktörlerle ortaklığın hatırı İsrail’e rağmen Suriye’de Amerikan tercihlerini biraz etkiledi. Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) petrol ve doğal gaz sahaları, baraj ve santraller, sınır kapıları ve şehirler dahil kontrol ettiği alanların yüzde 80’ini merkeze bıraktıran ‘fiş çekme’ kararı da Amerikan çıkarlarının bir emriydi. Ama neticede Amerikalıların temin ettiği şey, İsrail açısından en önemli düşmanlarının tehdit olmaktan çıkarılmasıydı. ABD hegemonyayı yeniden kodlarken sahada ortaklığın yönünü SDG’den HTŞ’ye çeviriyor. Amerikan devlerinin hesabına kimin ne yazacağına bakıyor. Bir zamanlar Rusların oyalandığı Akdeniz Havzası’ndaki petrol ve doğal gaz projeleri Chevron’a giderken Şam’ın yeni efendileri ABD nezdinde puan........