Gangsterin dönüşü! |
“Otuz üç yıl dört ay boyunca aktif askeri hizmette bulundum ve bu süre zarfında zamanımın büyük kısmını büyük sermaye, Wall Street ve bankerler için yüksek sınıf bir kabadayı olarak geçirdim. Kısacası ben bir haraççıydım, kapitalizm için çalışan bir gangsterdim.
1914’te Meksika’yı, özellikle Tampico’yu, Amerikan petrol çıkarları için güvenli hale getirmeye yardım ettim. Haiti ve Küba’yı, National City Bankın adamlarının gelirlerini rahatça toplayabileceği ‘uygun’ yerler haline getirmeye katkıda bulundum. Wall Street’in çıkarları uğruna yarım düzine Orta Amerika cumhuriyetinin yağmalanmasına yardım ettim.
1902-1912 yılları arasında Nikaragua’yı Brown Brothers Uluslararası Bankacılık Hanesi için ‘temizledim’. 1916’da Dominik Cumhuriyeti’ne Amerikan şeker çıkarları adına ‘Işık götürdüm’. 1903’te Honduras’ı Amerikan meyve şirketleri için ‘uygun’ hale getirmeye yardım ettim. 1927’de Çin’de, Standard Oil’in yoluna engellenmeden devam edebilmesini sağladım.
Geriye dönüp baktığımda, Al Capone’a birkaç ipucu verebilirmişim diye düşünüyorum. Onun yapabildiği en fazla şey, işini üç bölgede yürütmekti. Ben ise üç kıtada faaliyet gösterdim.”
Bu sözler, 1898-1931 arasında Amerikan deniz piyadelerinde geçirdiği yılları “War is a Racket” adlı kitabında anlatan Tümgeneral Smedley Butler’a ait… Meksika, Haiti, Nikaragua, Honduras, Küba ve Çin’deki askeri operasyonlara katılmış, iki kez onur madalyası almış bir asker.
Meksika’da olan neydi? Amerikan şirketlerinin petrol, araziler ve demir yolları üzerindeki imtiyazlarını korumak için Veracruz Limanına yapılan çıkarma ve 7 ay süren işgaldi.
Haiti ve Küba’yı National City Bank (Citibank) için uygun hale getirmek, Haiti’nin 1915’te işgal edilmesi, ulusal bankaya el konulması, topraklarının yağmalanması ve ülkenin 19 yıl boyunca Amerikan kontrolü altında kalması; Küba’nın 1906’dan itibaren 3 yıl işgal altında tutulması, özellikle şeker üretimi için kullanılan arazilerin gasbedilmesi, çiftçilerin mülksüzleştirilmesiydi.
Nikaragua’da ‘temizlik’, askeri işgal, rejim değişikliği ve Brown Brothers ile J. P. Morgan için ülkenin maliyesine el konulmasıydı.
Dominik Cumhuriyeti’ne götürülen ‘ışık’, fiilen ülkenin askeri işgaliydi; devletin mali-siyasal yapısının Amerikan şirketlerinin çıkarlarına bağlanmasıydı.
Honduras’ın ‘uygun hale getirilmesi’, askeri güç tehdidi ve müdahalelerle Amerikan şirketlerinin çıkarlarını korumaktı. ‘Muz cumhuriyeti’ ifadesinin vücut bulduğu dönemdi.
Butler’ın kanlı çizmeleri bugün ABD Başkanı Donald Trump’ın ayağında. Trump emperyalizmin en eski el kitabıyla yol alıyor. Küstah kibri ve pervasızlığıyla yeni sayfalar ekliyor.
Venezuela’nın başına gelen, ‘uyuşturucu kartelleriyle mücadele’ gibi üretilmiş bahanelerle emperyal oyunun yeniden sahnelenmesidir.
Birkaç katmanlı olarak sahnelenen operasyonun son perdesinde ülkenin limanları, havaalanları, askeri karargahları bombalanırken Başkan Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores kaçırıldı.
Bu sadece bir lideri sahneden almak değil ülkeye tamamen el koyma operasyonudur. Trump, Amerikan çıkarlarının temin edildiğinden emin oluncaya kadar Venezuela’yı yöneteceklerini söylüyor. Petrole el koyma hedefi zaten aleni!
Bu, Amerikan emperyalizmini batı yarım küreye yeniden hakim kılmak için Venezuela’nın prototip olarak seçildiği bir senaryo.
Senaryonun ilk bölümü Venezuela liderini kaldırmak, New York’ta uyuşturucu karteli olarak sanık sandalyesine oturtarak itibarını sıfırlamak, adım adım rejim değişikliğine gitmek, ülkenin petrol kuyularına boruları yeniden indirmek, değerli madenler ve nadir toprak elementlerine çökmek için yazıldı. Trump uyuşturucu kartellerine ait olduğu iddiasıyla teknelere karşı yargısız infazlar, petrol tankerlerine el koyarak tekrarlanan korsanlık ve adam kaçırmak suretiyle haydutluk şeklinde üç katmanlı bir operasyon ile amacına ulaştı.
İkinci başlık Latinler başta olmak üzere tüm Güney Amerika’yı hizalamak için yazılıyor. İlk etapta Küba, Meksika ve Kolombiya açıktan hedefte… Brezilya, Arjantin ve Honduras gibi ülkelere de sıranı bekle deniyor.
ABD’nin batı yarım küre ile ilişkileri askeri darbeler, darbe girişimleri, acımasız diktatörlerle yağlı-ballı ortaklıklar ve Amerikalı petrol kartellerinin ceplerini dolduran büyük bir yağma tarihidir. O yüzden Caracas operasyonu........