menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Newton’dan çip savaşlarına: Bilim ve teknoloji kimin için çalışıyor?

22 0
10.05.2026

Bugün dünyada en sert kavgalardan biri nadir toprak elementleri için dönüyor. Lityum, kobalt, neodim… Elektrikli otomobillerden savaş uçaklarına, veri merkezlerinden füze sistemlerine kadar çağımızın bütün stratejik teknolojileri bu ham maddelere bağımlı. ABD ile Çin arasındaki gerilim yalnızca bir “ticaret savaşı” değil. Yarı iletkenlerden yapay zeka altyapılarına, Afrika’daki maden sahalarından Pasifik’teki askeri üslenmelere kadar uzanan büyük bir hegemonya mücadelesi yaşanıyor. Peki bu tablo bize neyi gösteriyor? Bilimin ve teknolojinin hiçbir zaman sınıflardan, üretim ilişkilerinden ve iktidar mücadelelerinden bağımsız olmadığını.

Hessen ve Newton’un tarihsel gerçeği

Tam da burada Sovyet Bilim İnsanı Boris Hessen’in yıllar önce yazdığı “Newton’un Principia’sının Toplumsal ve İktisadi Kökleri” bildirisi yeniden önem kazanıyor.

Hessen çok basit ama sarsıcı bir soru soruyordu: Neden Isaac Newton tam da 17. yüzyıl İngiltere’sinde ortaya çıktı? Yanıtını bireysel dehadan çok daha geniş perspektifle verdi. Yükselen ticaret ve kapitalizminin ihtiyaçları… Daha iyi gemiler gerekiyordu. Daha hassas topçuluk hesapları yapılmalıydı. Deniz ticareti büyüyor, limanlar genişliyor, madenler derinleşiyor, yeni makineler kuruluyordu. Yani mekanik fizik, yalnızca “hakikati arayan dahilerin” ürünü değildi; yükselen burjuvazinin maddi ihtiyaçlarının içinden doğuyordu. Galileo Galilei’nin hareket deneyleri, Johannes Kepler’in gök hesapları, Newton’un hareket yasaları… Bunların tamamı aynı tarihsel dönüşümün parçalarıydı.

Feodal üniversiteler Aristoteles metinlerine kapanmışken, yeni bilim tersanelerde, top dökümhanelerinde, maden galerilerinde ve gözlemevlerinde gelişiyordu. Hessen’in asıl önemi burada yatıyor. Newton’u ve üretimini küçümsemiyor; onu tarihin içine yerleştiriyor. Çünkü bilim........

© Evrensel