Amerikan hegemonyası ve Kürt hareketi
Hegemonya, rıza zırhıyla korunan zordur. Uluslar ve sınıflar arası ilişkileri genelde ilkeler değil, güç belirler. Ancak kapitalizmin küresel tarihi, her iki ilişki biçiminde de rızanın ağırlık kazanma sürecinin de tarihidir. Bu da kapitalizmin, insanlığın genel çıkarlarını temsil etme iddiası ile el ele gider.
Ancak kapitalizmin hegemonik iddiasının temelinde, ezilen ulus ve sınıfların örgütlü mücadelelerini soğurması yatar. Bu mücadelelerin en sarih ifadesi Bolşevizm olduğu için, kapitalist “evrensellik” iddiasının doruğunu da belkemiğini komünist tehdidin soğurulması olan Amerikan hegemonyası oluşturmuştur. Wilson ilkeleri, Yeni Anlaşma ve Marshall Planı, komünizm tehlikesini bertaraf etmek için devreye sokuldu. Amerika’nın geçen yüzyıldaki küresel cazibesinin sırrı, bu tip açılımlar.
Soğuk Savaş liberal demokrasi ile komünizmin mücadelesi olarak görülür çoğunlukla. Uluslararası ilişkilerdeki “Realist’ okulun yorumuna göre ise, Amerikan ve Sovyet devletlerinin güç yarışından başka bir şey değildir. Oysa hegemonya çerçevesinden bakılınca, durum daha net görülür.
Ne Amerika liberal ilkelere ne SSCB (Bolşeviklerin tarif ettiği anlamda) komünizme sadık kalmıştır. Ancak iki taraf da kendi emperyal çıkarları için düşmanına karşı savaşırken bu ilkeleri mobilize etmiş, dolayısıyla bunların yayılmasına ve benimsenmesine sebep olmuştur. Yani Amerika’nın liberalliği ve SSCB’nin sosyalistliği temelsiz bir yalan değil kısmi ve karmaşık bir gerçekliktir.
Bu tarihte Kürtlerin özel bir yeri var. Özellikle 1960’lardan itibaren ezilen sınıfların ağır katılımıyla yükselen Kürt hareketi, son yıllarında artık Bolşevizmle pek alakası kalmamış SSCB’nin ve uydularının desteğini de aldı.
Elbette on yıllardır hem Amerika hem SSCB ne tam anlamıyla sosyalist ne tam anlamıyla liberal olan Kürt grupları da destekledi. Yeri geldiğinde de bunların bastırılmasını. Bu işin “realist” analizlere uyan kısmı.
Yine de…
Türkiye’nin ve Kürt hareketinin iç dengeleri kadar, SSCB’nin yıkılması da hareketin Marksist iddialarını yavaş yavaş bırakmasında etkili oldu.
Özellikle 2000’lerde Amerikan emperyalizminin Kürtlerle saf........
