menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Herkesin ailesi var, kimse güvende değil

18 0
04.10.2026

Bülent Ersoy, sahne yasağının sürdüğü 1987’de Özal’a bir mektup yazıyor ve şöyle diyor: “Suçsuz ceza olur mu? Mahkeme kararına dayanmayan bir infaz düşünülebilir mi? Sözlerimi mazur görünüz, yaşadığımız ülke Anayasası, adaleti, hukuk düzeni olan bir ülke mi, yoksa şahsi arzularla bazı insanların mahvedildikleri bir krallık, despotluk mu?”

Mabel Matiz hakkında "Ha Leylim" klibi gerekçesiyle açılan "müstehcenlik" soruşturmasının iddianamesinde savcılık "Damat rolünde bulunan erkek şahıs ile sarı saçlı ve sarı takım elbiseli diğer erkek şahsın görüntüye girdikleri, şahıslardan birinin ceketini çıkardığı, devamında her iki erkek şahsın karşılıklı olarak dans ettikleri, dans sırasında kol ve kalça bölgelerini belirgin şekilde kullanarak tekrarlayan hareketlerde bulundukları tespit edilmiştir" demiş. Walter Lippman “Çoğu zaman önce görüp sonra tanımlamayız, önce tanımlar, sonra görürüz" der. Savcılık önce ne göreceğine karar vermiş sonra klibi izlemiş.

Ersoy’un sahne yasağı 1988’de kalkacak, ancak sorusu 39 yıl sonra hâlâ cari.

Sosyal medyanın özgürlük getirdiğine dair artık kimse 20 yıl önceki kadar umutlu değildir herhalde. Platformların esasen kâr peşinde koşan şirketler olduğu, tekelleşerek medyayı dahi kendilerine bağımlı kıldıkları günümüzün mühim meselesi. Üstelik bu şirket sahipleri otoriter iktidarlarla iyi geçinmeye gayet meyilliler. Manidar bir tesadüfle 12 Eylül’de “Ailem Güvende” operasyonuyla başlayan toplu erişim engellemeleri, fon skandalı ile birlikte hızlandı, her gün onlarca hesap engelleniyor. Onca yıl biriktirilmiş, arşiv niteliği de taşıyan hesap içerikleri bir anda buhar oluyor. Engellenen hesapların çetelesini tutan Engelli web bir kez daha engellendi. Onun bağlı olduğu İfade Özgürlüğü Derneği’nin kurucularından ve yıllardır internet özgürlüğü için çalışan Prof. Yaman Akdeniz’in hesabı da engellendi. Sansürün bu kadar ağırlaştığı bir mecrada bulunmak için neden bu çaba? Sağcı, faşist eğilimli Elon Musk’ın X’ini neden terk etmiyoruz?

Sansürle mücadelede iki eğilim var: İlki bizler olmazsak bu mecraların içi boş kalacak, terk edelim, boykot edelim. Başka platformlara tamamen taşınanlar var, yedek hesap açanlar var. Bu çözümün sınırlılığı bir sermayedardan başka bir sermayedara sığınmaktan ibaret olması. Örneğin........

© Evrensel